Φ TARAFSIZ Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 sardunyam sen Allah'ın girdiği komutları uyguluyorsun, onun dışında kendi başına hiçbir şey yapamazsın, sana program yüklenmiş ve sen o programı yaşıyorsun. Allah sana yeni komut eklemedikçe sen iman etmezsin yada kafir olmazsın, bir sonraki adımının ne olacağı belli bu programda. Kendi başına muhakeme yapamazsın, düşünemezsin, her şeyi veren düşündüren yaptıran Allah. Tabi bunlar islam inancına göre öyle. Bilgisayarla ilgili benzerlikleri sen düşün artık. Bilgisayarlar insan yapımı, biz sadece komut programı yükledik gerisini kendisi düşünüyor !!! bu yazıları sana yazan benim, ama bunu sana milyonlarca işlemden sonra ulaştıran bilgisayar ve network ağı. Çünkü ona düşünce(komut) kazandıran biziz. Tıpkı Allah'ın size düşünce(komut) kazandırdığı gibi. Bir insan bir bilgisayara tapınma(ibadet) programı yükleyebilir ve bilgisayar o insana hergün ibadet eder. Cennet ve cehennem kavramını yükleyebilir ve cenneti seçmesini sağlayabilir. Onun tek başına cenneti seçmesini sağlayamazsın çünkü komutları veren sensin, insanın dileğinin dışına çıkamaz. Dolayısıyla irade kavramı yok olur. Sen istemedikçe bir şey yapamaz. Çünkü programı yazan insan. Alıntı
Φ Tengeriin boşig Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 sardunyam sen Allah'ın girdiği komutları uyguluyorsun, onun dışında kendi başına hiçbir şey yapamazsın, sana program yüklenmiş ve sen o programı yaşıyorsun. Allah sana yeni komut eklemedikçe sen iman etmezsin yada kafir olmazsın, bir sonraki adımının ne olacağı belli bu programda. Kendi başına muhakeme yapamazsın, düşünemezsin, her şeyi veren düşündüren yaptıran Allah. İslamdaki "Dilediğimizi saptırırız, dilediğimizi doğru yola erdiririz" tanımının bunu nitelediğini düşünmüyorum. Bu Kaderciliktir. Ve Kader, bizim sandığımız manada değildir. Bu konuyya girmek, asıl konuyu amacından saptırır. Sadece bir paraf olsun diye belirtmek istedim... Alıntı
Φ Tengeriin boşig Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Belki yapılabilir "Düşünen Bir Robot", bilemiyorum ancak Muhakeme yapabilmesi için "Tercih" hakkının olması gerekir. Mesela, örneğini verdiğim "Ben, Robot/I, Robot" adlı filmin kurgusu bu konu üzerinde çok düşünülerek hazırlanmıştır. Orada Robot'a "Tercih" edebileceği bağımsız bir özellik kazandırılıyor. Diğer tüm Robotlarda "Beyni" temsil eden bir yapı varken, "Özgür" düşünüp, muhakeme yapabilen tek bir Robot'a "Özgür Düşünce"yi temsil eden "Kalp"i temsil eden bir yapı ekleniyor. Ve Robot, Beynindeki yazılımlardan bağımsız bir tercih yani Muhakeme edebilme seviyesine ulaşıyor... İşte Muhakeme'den kastım budur. Hiç bir Robot yada en pahalı yazılım dahi "Tercih" (Özgür İrade ile) edememektedir. Gerçekten o filmi izlemenizi tavsiye ederim. Bir robot'un insanın yapabildiği en basit bir mantık dizgesini yürütebilmesi ihtimali üzerinde düşünülebilse bile, yaşamları "Yazılımlara" bağlı var olan tüm Bilgisayarların "Düşünemeyeceği" yani "Özgür Tercih" yapamayacakları kesin bir görüş gibidir. Ancak yine de Bilim bu... Ne olacağıda belli olmaz. Yani Düşünsenize; Robocop'ta ki gibi, Canlı Organizma (Beyin) ile sibernetik yapı (kablolar, elektirk akımı vs vs...) Birleştiriliyormuş... E o zaman Robocop "Özgür Bir İrade'ye sahip olmayacak mı? Sonuçta Beyni var ve Düşünüp Muhakeme yapıyor değil mi Filmde? İşte asıl tartışılması gereken konu bu bence... Zorlayın hayalinizi... İlla Cansız Maddelerin birleşiminin düşüneceğini hayal etmeyelim, Bedeni tamamen cansız maddelerden oluşan, beyni Canlı Organizma olan bir "Şey"in nasıl olabileceğini niteleyelim... Daha yararlı olmaz mı? İSPATA İHTİYAÇ YOK, AMA..? Adlı konuda yazdım ama bu konu ile ilgili olduğunu düşündüğüm için buraya taşıdım... Alıntı
Φ Shatin Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 insanlara kim yüklemiş proğramları İşte bu konu altındaki bütün başlıklardaki soruların temeli de bu. İnsana programı kim yüklemiştir? Yada insana program yüklenmiş midir? Yoksa kendiliğinden mi oluşmuştur. Benim fikrime göre yüklenmiştir. Çünkü gerek şu forumda tartışılan konular olsun gerek internette araştırmalarım olsun gerekse de kendi düşüncelerim ve dünya bakışım olsun bu fikri edinmeme sebep oluyor. Çünkü çok uzun süre önce söylenen bazı sözler hala geçerliliğini koruyor benim gözümde. Örneğin; "Bilmediklerim ayaklarımın altına konsa başım göğe ererdi." Bu sözü belki daha çok uzun yıllar söyleyeceğiz bizden sonraki nesil de söyleyecek. Alıntı
Φ TARAFSIZ Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 İslamdaki "Dilediğimizi saptırırız, dilediğimizi doğru yola erdiririz" tanımının bunu nitelediğini düşünmüyorum. tengeriin boşig Neyi nitelediğini düşünüyorsun. Alıntı
Φ sardunyam Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 sardunyam sen Allah'ın girdiği komutları uyguluyorsun, onun dışında kendi başına hiçbir şey yapamazsın, sana program yüklenmiş ve sen o programı yaşıyorsun. Allah sana yeni komut eklemedikçe sen iman etmezsin yada kafir olmazsın, bir sonraki adımının ne olacağı belli bu programda. Kendi başına muhakeme yapamazsın, düşünemezsin, her şeyi veren düşündüren yaptıran Allah. Tabi bunlar islam inancına göre öyle. Bilgisayarla ilgili benzerlikleri sen düşün artık. Bilgisayarlar insan yapımı, biz sadece komut programı yükledik gerisini kendisi düşünüyor !!! bu yazıları sana yazan benim, ama bunu sana milyonlarca işlemden sonra ulaştıran bilgisayar ve network ağı. Çünkü ona düşünce(komut) kazandıran biziz. Tıpkı Allah'ın size düşünce(komut) kazandırdığı gibi. Bir insan bir bilgisayara tapınma(ibadet) programı yükleyebilir ve bilgisayar o insana hergün ibadet eder. Cennet ve cehennem kavramını yükleyebilir ve cenneti seçmesini sağlayabilir. Onun tek başına cenneti seçmesini sağlayamazsın çünkü komutları veren sensin, insanın dileğinin dışına çıkamaz. Dolayısıyla irade kavramı yok olur. Sen istemedikçe bir şey yapamaz. Çünkü programı yazan insan. Tarafsız Eğer Allah insanı söylemiş olduğun gibi programlamış olsaydı o zaman insanlar bu kadar farklı düşünüyor ve yaşıyor olur muydu? İnsana akıl ve zeka verilmiş ve bir yaşam hediye edilmiş onu dilediğin gibi yaşarsın dilediğini seçersin ve bu seçimlerinden sorumlu olursun... İslam inanışında Allah'ın insanı programladığı ve o programın dışına çıkamadığını gösteren bir ayet bulamazsınız. Muhakeme yaparsın, düşünürsün herşeyi veren Allah'tır ama düşünceni kontrol etmez. Dilediğimizi yoldan saptırırız'ın manası kalplerinde eğrilik olanlar içindir. Yani içlerinde olan niyeti bilen Allah'ın kalplerindeki kötü niyet yüzünden daha yaşarken kaybettiklerinin işaretidir. Dilerim onlardan olmayalım... Bir bilgisayar ile insanın arasındaki farkları belirtmiştik. Bilgisayar komut ile işlem yapar insan ise özgür iradesi ile. Bilgisayarın iradesi yoktur. İnsanın ise var... İnsanın seçenekleri var, ihtimalleri var... bilgisayar gibi tek düze algılamaz... Programlama varsa, sorgulama olmaz, sorgulama varsa özgürsün demektir... Alıntı
Misafir ipek Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 16 Ocak , 2007 Arkadaşlar buyazım dan önceki yazım da ınsanlara proramı kim yüklemiş diye sormuştum ben cevap veriyim insanoğlunu ALLAH öyle yaratmışki sonsuz beceri düşünce ve bilgi insan oğlunun beyni eşi benzeri yok çünkü insanoğlu annesinden oluca eğitim,görgü yetenek gibi yaşantımız da gerekli kurallarla insanı sonsuz bir başarıya sahip edilebilir tabi bunlar iyi ve yada kötü olabilir buda ALLAHIN yarattığı o kücücük beyinde mevcut bir çoğumuz tıbta hekimlerin çaresiz hastaların bütün gayretine rağmen çağresiz kalınca ALLAHTAN ümit kesilmez dediği görülmüştür ve tıbba göre mucizelerle karşılaşılmıştır arkadaşlar bilgisayar yada insanlara harika hizmet veren cihazların konumuzla hiç ilgisi olmadığını düşünüyorum çünkü bunlar allahın yarattığı beyinin üretimi saygılar Alıntı
Φ BrainSlapper Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Yazar Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 arkadaşlar bilgisayar yada insanlara harika hizmet veren cihazların konumuzla hiç ilgisi olmadığını düşünüyorum çünkü bunlar allahın yarattığı beyinin üretimi saygılar Konuyla alakası şu. Teneke düşünebilir mi ile et düşünebilir mi soruları aynı. Teneke basit, et karmaşık. Basit soruya cevap verebilirsen, karmaşık olana cevap verebilme olasılığın artar. Teneke, ruhu olmadan kendisine öğretilen kadar düşünebiliyorsa , et de düşünebilir, ruh diye birşey uydurmamıza gerek kalmaz. Teneke'nin tek bir öğrenme kaynağı var: İnsan. İnsan'ın ise binlerce öğrenme kaynağı var. teneke kendi kendine, verilen programları çalıştırabiliyor, ama kendi kendine henüz program yapamıyor. Et öğrenilen bilgileri [programları] da lullanıyor, mevcut verilerden yola çıkarak, yeni program (sentez) de yapabiliyor. Et ayrıca, irrasyonel düşünebiliyor. Bilgisayar, kendisine öğretildiği kadarı ile, sadece rasyonel düşünebiliyor. Bilgisayara rasyonel düşünmenin tüm programları yüklenebilir. Fakat irrasyonel düşünmesi nasıl sağlanabilir bilemiyorum. İrrasyonel düşünebilme pariteleri belirlenebildiği ve programlaştırılabildiği takdirde, bilgisayarlar irade sahibi olmaya başlar. Alıntı
Φ TARAFSIZ Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Sardunyam Eğer Allah insanı söylemiş olduğun gibi programlamış olsaydı o zaman insanlar bu kadar farklı düşünüyor ve yaşıyor olur muydu?Allah senin her dakikanı her saniyeni bilerek yaratmışsa senin başın sonun ne yapacağın belli demektir. Allah herkese aynı programı yüklemiştir diye bir iddiam yok. Tabiki herkese ayrı mantık sistemi uygulamıştır. İnsana akıl ve zeka verilmiş ve bir yaşam hediye edilmiş onu dilediğin gibi yaşarsın dilediğini seçersin ve bu seçimlerinden sorumlu olursun... Allah size program yüklemiştir ve sizin neyi seçip seçmeyeceğinizi önceden ayarlamıştır. Onun herşeyden haberi vardır. Sen ne kadar özgür olsanda akıllı zeki olsanda, senin 1 saaat sonra ne yapacağını programlamıştır, yani biliyordur. İslam inanışında Allah'ın insanı programladığı ve o programın dışına çıkamadığını gösteren bir ayet bulamazsınız. Allah herşeyi bilen, görendir. Bir insanı yaratıp akıl verip, onun her saniyesini bilendir. Bu nedenle böyle bir ayet yazmasına gerek yoktur. Muhakeme yaparsın, düşünürsün herşeyi veren Allah'tır ama düşünceni kontrol etmez. Yani benim her saniye nasıl davranıp nasıl düşüneceğimi bilmiyor, haberi yok mu ? Dilediğimizi yoldan saptırırız'ın manası kalplerinde eğrilik olanlar içindir. Yani içlerinde olan niyeti bilen Allah'ın kalplerindeki kötü niyet yüzünden daha yaşarken kaybettiklerinin işaretidir. Dilerim onlardan olmayalım...Beni yaratmadan önce, kalbimde eğrilik olup olmayacağından haberi yok muydu ? Bir bilgisayar ile insanın arasındaki farkları belirtmiştik. Bilgisayar komut ile işlem yapar insan ise özgür iradesi ile. Bende herşeyi bilen gören yaratan her anımızı bilen, sonumuzun ne olacağını bilen, yaratan Allah'ın, bütün insanlığı programlamış olması gerektiğini belirtiyorum. Bilgisayarın iradesi yoktur. İnsanın ise var... İnsanın seçenekleri var, ihtimalleri var... bilgisayar gibi tek düze algılamaz... İnsanında iradesi yoktur, sen ne seçersen seç, Allah katında yaratılmış bir kul olarak ne düşünüp nasıl davranacağın bellidir. Sen sadece filmi oynuyorsun ama komut dizelerini yaşamadan bilemiyorsun. Bir sonraki komutun hazırdır, ama sen bilmiyorsun o komutu yaşamadan. Alıntı
Φ BrainSlapper Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Yazar Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 İnsanında iradesi yoktur, sen ne seçersen seç, Allah katında yaratılmış bir kul olarak ne düşünüp nasıl davranacağın bellidir. Sen sadece filmi oynuyorsun ama komut dizelerini yaşamadan bilemiyorsun. Bir sonraki komutun hazırdır, ama sen bilmiyorsun o komutu yaşamadan. Alıntı
Φ sardunyam Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Sayın tarafsız Allah'ın herşeyi biliyor olması yarattığına müdahale ediyor olduğunu göstermez... Allah zamansız ve mekansızdır diyor kitabında değil mi, yani zaman kavramı (üstelik göreceli) bizim için var. Yani şuan ya da yarın dediğimiz şey Allah'ın bilgisi dahilinde. Uzay zaman ve dünya zamanı bile farklılık gösteriyor. Herşeyi bilmesi herşeyi yaratmış olmasından geliyor ve yarattığına hakim olmasından. Bir örnekleme vereyim... diyelim ki siz bir ev inşa ettiniz, kaç odası var, koridorun uzunluğu ne kadar, evin neresinde hangi tehlike var, neresinde huzur ve mutluluk var bilirsiniz. Çünkü evin mimarı sizsiniz. Sonra evinize misafirler davet ettiniz. ve onlara evin neresine gitmesi gerektiğini ve nereye gitmemesi gerektiğini söylediniz karşılaşacaklarını önceden bilirsiniz. Çünkü evin içine her şeyi yerleştirdiniz ihtiyaç duyacakları herşeyi temin ettiniz ve misafirlerden biri onu uyarmanıza rağmen tehlikeli yerlere gitti ve başına bir şey geldi siz böyle olacağını bilmezmisiniz... teşbihte hata olmaz... benim anladığım budur. Bilimsiz din kör, dinsiz bilim ise topaldır (Albert Einstein) Hayatı yaşamanın iki yolu vardır; Biri hiç bir şeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri ise, her şeyin mucize olduğunu düşünmektir. (Albert Einstein) Alıntı
Φ BrainSlapper Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Yazar Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Bir örnekleme vereyim... diyelim ki siz bir ev inşa ettiniz, kaç odası var, koridorun uzunluğu ne kadar, evin neresinde hangi tehlike var, neresinde huzur ve mutluluk var bilirsiniz. Çünkü evin mimarı sizsiniz. Sonra evinize misafirler davet ettiniz. ve onlara evin neresine gitmesi gerektiğini ve nereye gitmemesi gerektiğini söylediniz karşılaşacaklarını önceden bilirsiniz. Çünkü evin içine her şeyi yerleştirdiniz ihtiyaç duyacakları herşeyi temin ettiniz ve misafirlerden biri onu uyarmanıza rağmen tehlikeli yerlere gitti ve başına bir şey geldi siz böyle olacağını bilmezmisiniz... teşbihte hata olmaz... benim anladığım budur. Sevgili çiçeğim, Misafirleri uyarmamıza rağmen oraya gideceklerini de biliyor Allah. Yani ben, o evi inşa etmeden önce bile, inşa edeceğim tehlikeli bölüme kimlerin gidip kendini telef edeceğini de biliyorum, kimin dikkate almayacağını da. Senaryo herşeyi ile belli. Yanlış odaya gidecek olanın oraya gitmesi bile benim takdirimle benim senaryom ğereği oluyor. Semitik dinlerin çıkmazlarından birisidir kader ve sınav uyumsuzluğu. Bu arada bu konu kaza ve kader başlığı altında tartışılıyor. Saygılar. Alıntı
Φ sardunyam Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 tarafsızın sorusuna karşılık yazdım bu konuyu... ama senaryo diye birşey yok ortada öyle olsaydı uyarı bile olmazdı nasılsa bilindik şeyi oynuyorsan neden uyarılasın ki? selamlar Alıntı
Φ BrainSlapper Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Yazar Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 ama senaryo diye birşey yok ortada öyle olsaydı uyarı bile olmazdı nasılsa bilindik şeyi oynuyorsan neden uyarılasın ki? Yönetmen uyarısı Saygılar. Alıntı
Φ TARAFSIZ Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Allah'ın herşeyi biliyor olması yarattığına müdahale ediyor olduğunu göstermez... sardunyam zaten müdahele etmesine gerek yok, herşey kendi isteği doğrultusunda ilerliyor. Yani müdaheleyi baştan yapmış zaten, program kurulmuş ve çalışıyor. Herşeyi biliyor olması müdahele etmesini zaten gerktirmiyor. Sen isteyerek yaratıp herşeyini ve ne olacağını bildiğin şeye neden müdahele edesinki, bunu ancak en iyisini veya hatayı düzeltmek için, fikir değiştirdiğin için yaparsın. Allah'ta hata yapmayacağına göre !!!! Bir örnekleme vereyim... diyelim ki siz bir ev inşa ettiniz, kaç odası var, koridorun uzunluğu ne kadar, evin neresinde hangi tehlike var, neresinde huzur ve mutluluk var bilirsiniz. Çünkü evin mimarı sizsiniz. Sonra evinize misafirler davet ettiniz. ve onlara evin neresine gitmesi gerektiğini ve nereye gitmemesi gerektiğini söylediniz karşılaşacaklarını önceden bilirsiniz. Çünkü evin içine her şeyi yerleştirdiniz ihtiyaç duyacakları herşeyi temin ettiniz ve misafirlerden biri onu uyarmanıza rağmen tehlikeli yerlere gitti ve başına bir şey geldi siz böyle olacağını bilmezmisiniz... teşbihte hata olmaz... benim anladığım budur. BrainSlapper, güzel yanıtlamış. Ek olarak Bir şeyi unutuyorsun, Allah herşeyi görendir, geleceği bilendir. İnsanın böyle bir özelliği yok. Eğer insanın böyle bir özelliği olsaydı, evi kurmadan önce misafirin neyi nasıl yaşayacağını bilirdi, ve ona göre önlem alır veya inşa ederdi. ama senaryo diye birşey yok ortada öyle olsaydı uyarı bile olmazdı nasılsa bilindik şeyi oynuyorsan neden uyarılasın ki? Bilindik şey, oyuncu için değil yönetmen için geçerlidir. Oyuncu nasıl davranacağı konusunda yönetmeninden sürekli uyarı alır. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Ne oldu, Bilgisayarların düşündüğü iddasından kader konusuna mı geldiniz.. Akılları çok zorluyor dimi kader.. Rabbim ne büyükki yaptığı işlerde büyük.. Ne beyine ne ruha ne kadere akıl erdiremiyoruz.. Aklın sınırlarını aşıyor, idrak güçlüğü yaşatıyor.. eee sınırsız ilim bu olmalı.. Saygılar.. Alıntı
Φ sardunyam Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Tamam o zaman sorun yok sizin düşüncenize göre bir senaryoda oynuyoruz ve önceden belirlenmiş olanı yaşıyoruz. O zaman neden tartışıyoruz? neden aklımıza bu sorular geliyor, anlatılan şeyin bir mantığı olmalı. mantıksız olursa tutarsız olur. (sizin anlattıklarınız) bilmek ve kavramak faklı şeylerdir. bilmek ve müdahale etmekte öyle. kafana bir silah dayayıp tetiği çekersen öleceğini bilirsin ve o tetiği çekip çekmemek konusunda tercih yapma hakkına da sahipsin. eğer bir senaryoda oynadığınızı düşünüyorsanız o zaman ölmeyi isteyin nasılsa bir anlamı yok yaşamanın... Alıntı
Φ TARAFSIZ Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Akılları çok zorluyor dimi kader..Rabbim ne büyükki yaptığı işlerde büyük.. Ne beyine ne ruha ne kadere akıl erdiremiyoruz.. Aklın sınırlarını aşıyor, idrak güçlüğü yaşatıyor.. eee sınırsız ilim bu olmalı.. Bizim için çocuk oyuncağı Zorlanan sizlersiniz Biz kolayca çözüyoruz herşeyi Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Bizim için çocuk oyuncağıZorlanan sizlersiniz Biz kolayca çözüyoruz herşeyi Evet ne kafa yoracaksın değilmi.. Tefekkürede ihtiyaç yok.. Tesadüf de geç.. Saygılar.. Alıntı
Φ BrainSlapper Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Yazar Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Ne oldu, Bilgisayarların düşündüğü iddasından kader konusuna mı geldiniz.. Ben de söyledim bu konu kaza ve kader başlığı altınnda tartışılıyor diye. Orada devam edelim diye birşey yazacaktım, ancak biligisayar, programlama, bilidayarın kendisine verilenden programdan başka birşey yapamaması gibi konularla, -varsa- Tanrı'nın insanı programlaması (kader) dışında birşey yapamaması konusunun ilgisini farkettiğim için, yazacağım şeyden vageçtim. Akılları çok zorluyor dimi kader.. Zorlar, çünkü kader olursa, cennet cehennem olmaz, OLABİLEMEZ. Bu çelişkinin birarada olması akılları çok zorlar. Rabbim ne büyükki yaptığı işlerde büyük..Ne beyine ne ruha ne kadere akıl erdiremiyoruz.. Aklın sınırlarını aşıyor, idrak güçlüğü yaşatıyor.. eee sınırsız ilim bu olmalı.. Birisi şöyle bişey demişti, onu hatırlıyorum İnsan bilmediği şeylere farklı farlkı yorumlar isnat eder.. Başka bir arkadaş da şöyle demişti: Bak bunda yerden göğe kadar haklısın. Mesela bilmediği şeye yorumlar isnat eder. Mesela Allah'a bir sürü söz atfeder. Amaç atfeder. Yetenek atfeder. Mesela ruh adını verdiği, ne olduğunu bilmediği şeye çooook yetenekler atfeder. Düşünme yeteneğini ona bağışlar, vaadetmekle mal mı biter. Saygılar. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Zorlar, çünkü kader olursa, cennet cehennem olmaz, OLABİLEMEZ. Bu çelişkinin birarada olması akılları çok zorlar. Bence kader meselesini bir kaç değişik kaynaktan araştırmalısın.. Senin bahsetiğini kader cebriye fırkasının bahsettiği kaderdir.. Birde ehli sünnetteki kaderi araştır.. Saygılar.. Alıntı
Φ BrainSlapper Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Yazar Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Evet ne kafa yoracaksın değilmi..Tefekkürede ihtiyaç yok.. Tesadüf de geç.. Klavye kaçmıyor kralx, düşün de yaz Evet ne kafa yoracaksın değilmi.. Araştırmaya ihtiyaç yok.. Allah yaratmış de geç.. Tesadüf deyip geçen ile Allah yaratmış deyip geçen arasında temel bir fark yok. Ama Tesadüf diyen, Allah yaratmış diyenden daha "saygıdeğerdir" benim nazarımda. En azından, tesadüf diyen, tesadüf deyip geçmez. Bu tesadüf nasıl olmuş, nasıl olabilmiş, öğrenmek için çabalar durur. çeşit çeşit teoriler üretir. Bunları test etmeye çalışır. Yeni test modelleri geliştirir. Uğraşır, araştırır, emek harcar, çalışır yani. Allah yaratmış deyip, sorundan kaçmaz. Saygılar. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Bu tesadüf nasıl olmuş, nasıl olabilmiş, öğrenmek için çabalar durur. çeşit çeşit teoriler üretir. Bunları test etmeye çalışır. Nelermiş o şeşit çeşit teoriler, lütfen yazarmısın bazılarını.. Sonsuz evren teorisimi.. Canlılığın başlangıcının başka bir gezegenden gelme olaslığımı..? Bunlar son derece zorlanmış teorilerdir.. Zoraki üretilen teorilerdir ve hiç bir geçerlilik arzetmemektedir.. Bize dünyadan tesadüfe dair kanıt teşkil edecek fikirler ve buluntular lazım.. Ben bilince dair kanıtlar getiriyorum dimi.. Örneğin göz, öneğin DNA, örneğin Amino aistlerdeki simetrik dizilim, örneğin hassas ayarlama, örneğin, Antropic Principle, örneğin termodinemiğin ikinci kanunu.... Beş tuğlanın üst üste gelme olaslığının sıfır olmasına karşın tirilyonlarca hücrenin üst üste gelemekten daha muazzam şekillenmeleri ve görevlerine nasıl tesadüf dersin.. Bir hücrenin bile tesadüfen oluşması için gereken süre dünyanın ömrünü aşar.. Gerçi böyle bir olay imkansız olduğu için dünya ömrünü kıyas etmemek gerekir ama somutluk olsun diye dünya ömrüyle kıyaslıyorum.. Aslında sonsuz zamn olsa yine bir hücre tesadüfen oluşlamaz, çünkü hücrede amaca yönelik bir yapı vardır.. Klavye elbette kaçacak değil.. Saygılar.. Alıntı
Φ BrainSlapper Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Yazar Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Zoraki üretilen teorilerdir ve hiç bir geçerlilik arzetmemektedir..Bize dünyadan tesadüfe dair kanıt teşkil edecek fikirler ve buluntular lazım.. Bu güzel lafı biryerlere kopya et sayın kralx, senin başına çok bela olacak. Her uygun yerde, cevap olarak sana geri satacağım. Zira o söylediğin şey bizim temel prensibimiz . Zoraki üretilen teorilerdir ve hiç bir geçerlilik arzetmemektedir. Putperetlerin ürettiği ve adına din denen "dünya, varlık, evren, allah, cin, ruh, melek, cennet, cehennem teorileri/inançları" da hiç bir geçerlilik arzetmemektedir. Bize dünyadan (maddi evrenden) kanıt teşkil edecek fikirler ve buluntular lazım. Bize dünyadan tesadüfe dair kanıt teşkil edecek fikirler ve buluntular lazım.. Bize dünyadan dine dair kanıt teşkil edecek fikirler ve buluntular lazım.. Bize dünyadan ruha, cine, meleğe dair kanıt teşkil edecek fikirler ve buluntular lazım.. Bize dünyadan Allah'a, Şeytan'a dair kanıt teşkil edecek fikirler ve buluntular lazım.. Saygılar. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Gönderi tarihi: 17 Ocak , 2007 Bu güzel lafı biryerlere kopya et sayın kralx, senin başına çok bela olacak. Her uygun yerde, cevap olarak sana geri satacağım. Zira o söylediğin şey bizim temel prensibimiz . İlginç olan da bu zaten Brain.. Bizim size söylememiz gerekenleri siz bize söylüyorsunuz.. Çünkü sisin kanıtlarınız tesadüf keilemesini aşmamaktadır.. Bizim kanıtlarımızda ise bilinçli tasarımın kesin olduğu aşikardır.. Ki, zaten tasarımı kamul etmiştiniz.. Hep birlikte tasarlayıcıyı arıyorduk.. Ama sakın tasarlayıcı kuvvete tesadüf demeyin çünkü yine başa dönmüş oluruz ve kat ettiğimiz yola yazık olur, heba olmasın bu kadar yazışma.. Saygılar.. Alıntı
Önerilen İletiler
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.