Φ Shatin Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Elbette değişmeyen canlılar da olacaktır, bu evrimin kuralıdır zaten. Oldu olacak bir de "peki neden maymunlar insan olmuyor" diye sor da tam olsun bari. peki neden evrimleşmeyen canlı var? evrim teorisine göre tek bir maddeden canlıdan ya da her ne deniyorsa ondan türemedik mi? milyarlarca tür yaşıyorsa yer yüzende demekki evrim hala devam ediyor. bir sorum daha olacak maymunlar neden insan olmuyor değil ama insanlar ne oluyor? yani şöyle sorayım insanın (evrim teorisine göre) son versiyonundan farklı bir versiyonu oluşuyor mu ya da günümüz insanlarında böyle bir inceleme yapılmış mı yani bi evrimleşme süreci oluşuyor mu? Alıntı
Φ saklıgerçek Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 rastlanti öyle degilde ben söyle sorayim NEDEN INSANLAR MAYMUN OLMUYOR? hep derler Maymundan ınsan cıkar birgunde INsandan Maymun Cıksın Sn.İhgg bilim adamı olan hiçkimse maymundan insan olmuştur demez.Sadece bunu HY ve fetullah gülen müridleri savunurki onun sebebide bellidir insanlar ayılmasın yeşil sermaye kesilmesin.Bakın yimpaşçı vatandaş peygamberin sesini toplayacak makina yaptım diye malı götürmüş. Alıntı
Φ azadi Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Sn.İhgg bilim adamı olan hiçkimse maymundan insan olmuştur demez.Sadece bunu HY ve fetullah gülen müridleri savunurki onun sebebide bellidir insanlar ayılmasın yeşil sermaye kesilmesin.Bakın yimpaşçı vatandaş peygamberin sesini toplayacak makina yaptım diye malı götürmüş. Yimpaş evrimini geçin isterseniz! Sorulan sorulara cevap verin. Ama alıntı yapmadan,siz anlatın bizde aydınlanalım Meselaaa, kafama çok takılan bir konu var: İlk uçma olayını anlatır mısınız.Naturel seleksiyonlarla anlatın ama..! Merak ediyorum. Alıntı
Φ saklıgerçek Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Yimpaş evrimini geçin isterseniz! Sorulan sorulara cevap verin. Ama alıntı yapmadan,siz anlatın bizde aydınlanalım Meselaaa, kafama çok takılan bir konu var: İlk uçma olayını anlatır mısınız.Naturel seleksiyonlarla anlatın ama..! Merak ediyorum. Yimpaş evrimini geçin isterseniz! Neden geçelim allerjimi yapıyor.Para kaptıranlar içinde benim akrabalarda var peygamberin sesini ve görüntüsünü toplayacak alet.Helal olsun valla müstahak halbuki yalvardımda vermeyin para diye. Sn.Gılgamış merak ettiğin konuyu kendinde bulabilirsin ararsan ingilizcen varsa kaynaklar yazayım.Aslında kuş uçmaz allah alttan üfleyerek onun havada durmasını sağlar. Alıntı
Φ azadi Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 15 Kasım , 2006 Neden geçelim allerjimi yapıyor.Para kaptıranlar içinde benim akrabalarda var peygamberin sesini ve görüntüsünü toplayacak alet.Helal olsun valla müstahak halbuki yalvardımda vermeyin para diye. Sn.Gılgamış merak ettiğin konuyu kendinde bulabilirsin ararsan ingilizcen varsa kaynaklar yazayım.Aslında kuş uçmaz allah alttan üfleyerek onun havada durmasını sağlar. Yok kardeşim yemezler..! Bana siz yazacaksınız. Kuşun evrimini sizin ağzınızdan duymak istiyorum. Ayrıca gılgamış demeye devam edecekseniniz, bakın forum kurallarına göre benim avatar ve nickimle alay yerine geçtiğinden bildirirsem,size yaptırım uygulanır,dikkatinizi çekerim..! Alıntı
Φ saklıgerçek Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Yok kardeşim yemezler..! Bana siz yazacaksınız. Kuşun evrimini sizin ağzınızdan duymak istiyorum. Sizimi kıracağım Sn Azadi işte yazıyorum.Vehbi amcam italyaya bir seferinde kuş şerisi için yapılan kalıpları görür.Kalıplar heder vaziyette hangarda durmaktaydı.Neden kalıpların hangarda durduğunu soran vehbi amca kuş serisinin iniş takımının arızalı olduğunu hiç durmadan uçmak meylinde olduğunu öğrenir.Hemen kalıpları hibe olarak alır.İlk önce serçe uçuşa çıkar.Peşinden doğan,şahin ve kartal üretilir kuş serisi okadat tutarki önce s,sonra sl,daha sonra slx serisi ile muhteşem para kazandırırlar. Tabi halkımız kuşları çok sevdiği için onları evrime soktu ondan sonra piyasada birsürü doğan görünümlü şahinler oluştu. Sevgiler saygılar. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Sevgili arkadaşımız Saklıgerçek tekerlekli kuşların evrimini anlattı.. Bende kanatlıların evrimini anlatayım.. Bir sürüngen nasıl evrimleşir..? Bir gün bir sürüngen büyük bir uçurumun kenarına gelir, vadiyi seyretmektedir.. O anda nasıl olduysa aşağıya düşer.. İşte bu düşüş esnasında vücüdundaki hücreler bir anda uçma gereçlerinin olması gerektiği fikrine varır.. Bu sürüngen aşağıya ulaşmıştır ve küçük sıyrıklarla kazayı atlatmıştır.. Tabi hücrelerin uçuş gereçlerinin olması gerektiği yönündeki aşırı istekleri DNA ya yansımıştır ve DNA da küçük değişiklikler oluşup bir diğer nesle aktarılmıştır.. Bir diğer nesil, yani yavrusu kanatlı doğmuştur ancak kanatlarında tüy yoktur.. Annesinin düştüğü uçurumun kenarına gelir ve bilinçli olarak aşağıya atlar, kanatlarını ne kadarda çırpsa tüy olmadığı için aşağı çakılır.. Ama yine bu düşüş esnasında, kanat hücreleri "bize tüy lazım" fikrinde mutabık kalırlar ve bu eğilim bir sonraki nesle aktarılmak üzere DNA da küçük değişikliklere yol açar.. Derken bir nesil daha geçer.. Yeni yavrunun tüylü kanatları vardır.. Fakat srüngenliğinden kalan uzun kuyruğu, kafası e derisi aynıdır.. Uçmayı deneyecektir ama dümen görevi görecek olan kuyruğun uçuş için lazım olan kuyrukla hiç bir alakası yoktur.. Herneyse bu devam eder gider.. Ama itiraf etmeliyimki tesadüf kelimesinden daha olası oldu bu hikaye.. (Kurgu.. SEDAT) Saygılar.. Alıntı
Φ nobody Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Ama itiraf etmeliyimki tesadüf kelimesinden daha olası oldu bu hikaye.. (Kurgu.. SEDAT) sedat kardeş! daha önce söz ettiğim gibi sizi ikna etmeyi arzulamadığımdan ve kendimin ikna olmaya istediğimden de emin olmadığımdan bu başlığı izlemeye ara vermiştim ama gördüm ki benim gibi bilimsel düşünceye mantıklı bir anti-tez arayan şüphecilerin umudunu sıfırlayacak ironik bir anlatıma yönelmişsiniz, empati yapmanızı ve inandırıcı olmaya çalışmanızı öneririm Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Sevgili nobody.. Bilimsel sorgularla olayın üzerine gidiyorum sonuç varmiyor yani daha doğrusu sorularım cevapsız kalıyor.. Ve arkadaşımızn kuşların evrimini anlatış tarzından kaynaklanarak devam ettim.. Bende ironi yaptım.. Ama düşünerek okuyunuzki ironinin içindeki hakikati kavrayınız.. Hikayeyi okuduğunuzda hikaye size çok saçma geldi dimi.. Ama bu hikaye bile üstü örtülü "evrimleşmişlerdir" sözünden daha mantıklı.. Ben hiç olmazsa birşeyler yazdım.. Sizi ikna etmeye çalışmıyorum, ikna olup olmamnızda beni hiç ilgilendirmiyor.. Kendi fikirlerimi yazıyorum sadece.. Buyrun sizde yazın.. Ve inandırıcı olmaya çalışmanızı öneririm demişsiniz.. Hikayeye inanmadınız mı..? Saygılar.. Alıntı
Φ nobody Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 bi hatamı düzeltmek istiyorum "kendimin ikna olmaya istediğimden de emin olmadığımdan bu başlığı izlemeye ara vermiştim.." demişim "ikna olabileceğimden emin olmadığımdan" demek istedim herhalde. ikna olmayı istediğimi tekrar vurguluyorum ama beni bilimsel kanıtlarla ikna etmeniz çok zor olacak sizi boşuna yormamak için uzatmamak istiyorum sonuç olarak ben yaratıcının varlığının bilimsel bir biri kanıtı olmayacağına, çünkü olsaydı inançlı olmanın bir değeri olmayacağına inanıyorum. dolayısıyla bu kanıtı arama peşinde koşmanın boşuna olacağını düşünüyorum. Alıntı
Φ Rastlantı Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 16 Kasım , 2006 Benim fikrim de şu şekildedir: Yaratıcının varlığının bilimsel kanıtı yoktur. Yaratıcının varlığının bilimsel kanıtı olmasının, inançlı olmanın anlamını yok edeceğinin de bilimsel kanıtı yoktur. Dolayısıyla bu sözün de benim için anlamı yoktur. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 17 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 17 Kasım , 2006 Elimizde iki veri var.. 1- Madde ve canlılar bilinçli bir şekilde varedilmiştir.. 2- Madde ve canlılık bilinçsiz bir biçimde, yukardaki hikayeye benzer bir şekilde var olmuştur.. Gerçi canlılığı halletsek birde madde var onu ne yapacağız.. Big-bang diyip geçiştirmekte olmaz dimi.. Big-bangtaki yoğunluğu ayarlayan neydi, patlama hızını, soğuma hızını, elementlerin oluşum hızını, oluşum ısısı ve birde bu patlama için gereken ortam vs..vs.. Şimdi Allah'ın varlığını ıspat etmekte bilim çaresiz kalıyorsa artık o sizn kendi vicdanınıza kalmış birşeydir.. Bana göre bilim Alah'ın varlığını destekliyor.. Ama siz illaki Allah'ı görüsek inanırız derseniz orada söyleyecek birşeyim yoktur.. Yani bilim Allah'ı nasıl ıspat edebilirki , illaki görüldüğü zaman mı vardır..? Saygılar.. Alıntı
Φ Rastlantı Gönderi tarihi: 17 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 17 Kasım , 2006 Benim için Allahı görmek bir şeyi değiştirmez. Örneğin muazzam kozmik güçlere sahip çok üstün bir varlık gelse ve tanrı olduğu iddiasında bulunsa ve evreni ve hayatın kendisinin yarattığını iddia etse bile bu tanrı olduğu anlamına gelmez. Çünkü başlangıcı olmayan ve sonsuz güce sahip hiç bir varlık olamaz. Bu da kutsal dinlerdeki tanrı tanımına uymaz. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 17 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 17 Kasım , 2006 Örneğin muazzam kozmik güçlere sahip çok üstün bir varlık gelse ve tanrı olduğu iddiasında bulunsa ve evreni ve hayatın kendisinin yarattığını iddia etse bile bu tanrı olduğu anlamına gelmez. Sana göre olmaz.. Bana göre olur.. Belki aklına mantığına sığmıyor ama böyle muazzam boyutta evreni ve mühteşem canlıları yaratmak için elbette akla mantığa sığmayan büyüklükte ve kudrette olmak gerekir.. Değilse bisiklet imal etmiyouz dimi yada alçıdan şekillerden bahsetmiyoruz.... Evrenden bahsediyoruz, canlılardan bahsediyoruz.. Yazarken ve düşünürken evrenin büyüklüğünü ve canlılardaki muhateşem yapıları tasavvur ediniz.. Saygılar.. Alıntı
Φ Shatin Gönderi tarihi: 17 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 17 Kasım , 2006 Yaratıcının varlığının bilimsel kanıtı yoktur. Yaratıcının varlığının bilimsel kanıtı olmasının, inançlı olmanın anlamını yok edeceğinin de bilimsel kanıtı yoktur. Bir yaratıcının olmadığının bilimsel bir kanıtı var mıdır? Böyle bilimsel bir veri açıklandı mı? varsa kaynak göstererek bizimle paylaşırsanız sevinirim Alıntı
Φ Rastlantı Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Eğer dünyadaki yaşamın kökeni açısından yaklaşırsak, tüm canlıların tek bir ortak atadan türediği fikrine kanıt olarak fosiller gösterilebilir. Ancak fosiller bana göre kanıt olsa da sizler tam manası ile evrim fikrine kanıt olmadığını düşünebilirsiniz. Konu dünya hayatının nasıl meydana geldiği ise bir yaratıcının olmadığının kanıtı yoktur. Ancak tanrının olmadığının kanıtı vardır. Yaratıcı kavramı geniş bir kavram. Yaratıcı çok gelişmiş dünyadışı bir uygarlık da olabilir, üstün güçlere sahip bir varlık da olabilir ancak asla "tanrı" olamaz. Çünkü başlangıcı ve sonu olmayan hiç bir varlık olamaz. Yaşadığımız tecrübeler ve bilimsel deneyimler bunun böyle olduğunu göstermiştir. Bilimsel düşünceye göre her olayın anlaşılabilir ve rasyonel olarak fikir yürütülebilir bir nedeni vardır. Bu düşünceye göre yoktan varoluş diye bir şey olamaz. Ezelden beri var olan ve sonsuz güçlere sahip hiç bir varlık olamaz. Ezelden beri var olan yek şey varsa o da "değişim" dir. Değişim bir varlık değildir. Dolayısı ile bilince sahip değildir ve bilinçli yaratma ve imtihan etme gibi özeliklere sahip olamaz. saygılar. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 tüm canlıların tek bir ortak atadan türediği fikrine kanıt olarak fosiller gösterilebilir. Hayır gösterilemez.. Artık evrimciler fosil kanıtcılığından vazgeçtiler.. Bunu ben değil diğer evrimi savunan arkadaşlarda ifade ettiler.. (özellikle anibaldan yapılan alıntılarda) Herzaman söylüyoruz bir zamanlar tesadüflerden bahsedilirdi şimdi varyasyonlardan bahsediliyor, bir zamanlar maymun meselesi vardı şimdi başka bir ortak ata, bir zamanlar fosil vardı şimdi DNA.. Fakat DNA mesesinde ikna edici açıklamalarda bulunulmadı.. Hatta BrainSlapper arkadaşımız bilmin bazı şeyleri henüz keşfedemediğini yazdı ve bencede öyle.. Ezel ve ebed konusuna gelince..; İçinde bulunduğun evren koşullarında ezel ve ebed kavramları imkansızdır.. Peki evrenin dışında başka şeylerin olabileceği ihtimali sıfır mı.. Bu imkansızlık içinde bulunduğun yaşam ortamına aklen fikren fiziken ve ruhen alışkın olmandan kaynaklanır.. Unutma bildiklerimiz bilmediklerimizin yanında , çölde kum tanesi mesabesindedir.. Saygılar.. Alıntı
Φ Rastlantı Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Fosiller hala bir kanıt teşkil etmeye devam ediyor, mesela bunun en son örneği sudan karaya geçişte ara canlı oolan "tiktaalik" fosilinde olduğu gibi. Ancak biyokimya ve gen düzeyindeki kanıtlar daha kesin bir kanıt teşkil edeceğinden bu alana yönelinmiş olabilir. Peki evrenin dışında başka şeylerin olabileceği ihtimali sıfır mı.. Kesinlikle katılıyorum. Evrenin dışında başka şeyler vardır. Mesella big bang den daha yaşlı galaksi kümeleri ve big bangden daha eski quasarlar vardır. Ayrıca en son bulgular göstermiştir ki evrenin en az %70 ini oluşturan karanlık madde ezelden beri vardı. Evren dışı dediğimiz yer madde ile doludur ve bizim evrenimiz bu madde etkileşimlerinden bir tanesi sonucu oluşmuştur. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Sayın Rastlantı.. Tiktaalik bir balık fosilidir.. Bazı canlılarda mozaik özelikler vardır örneğin balina balık olmasına rağmen kara hayvanlarının solunum sistemi gibi solunum sistemi vardır.. Tiktailik'in mozaiklik özelliği ise yassı kafası ve hareketli boyundur.. Şuan Platypus denilen bir canlı vardır ki, memeli, sürüngen ve kuş özelliklerini aynı anda üzerinde taşır.. Playpus a bir geçiş atası diyebilir miyiz..? Tabiki hayır.. Çünkü playpusun annesi ve onunda annesi hep aynıydı ve yavrularıda aynı , hiç değişmedi nesilleride değişmez.. Özetle mozaik canlılar evrim için delil teşkil etmez.. Saygılar.. Alıntı
Misafir bilimselci Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Yeni ara geçiş fosili: GOGONASUS (Tiktaalik'ten sonra) Avustralyalı bilim insanları, kara omurgalılarının özelliklerini taşıyan bir balık fosili buldular. 380 milyon yıllık bir geçmişi olan Gogonasus'un, balıkların karaya çıkma sürecindeki en önemli kayıp halka olduğu açıklandı. Yeni fosil ayrıca kara hayvanlarının sanılandan daha önce evrildiğini de kanıtlaması açısından önem taşımakta. İlk kara hayvanları suda gelişmiştir. Sudan karaya geçiş süreci kuşkusuz evrimsel gelişmelerin en önemli örneklerinden biridir. Bu geçiş sürecini, evrimin yarattığı olağanüstü geçiş biçimlerinde görürüz. Dünyayı değiştiren bu evrim sürecinde çok zorlu değişimler yaşanmıştır. Mesela gövdenin taşınması, hareket biçimi, kafanın daha iyi hareket ettirilebilmesi için boynun gelişimi, beslenme, soluk alma, üreme vb bu tür değişimler adım adım gerçekleşmiştir. Son yirmi yıl içinde gün ışığına çıkarılan buluntular sayesinde dört ayaklı omurgalı biçiminin (tetrapodlar) suda oluştuğu görüşü yaygınlık kazandı. Sudan karaya geçişin teorik olarak sığ sularda yani hem yüzmenin hem de yürümenin mümkün olduğu çevrede üç adımda geliştiği tahmin ediliyordu. İlk önce parmaklar (ve tipik tetrapod uzuvları) oluşuyor, daha sonra yürüme yetisi gelişiyor ve hayvanlar son olarak karaya çıkıyordu. HÜRRİYET 11.11.2006 Bilim Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Görüyorumki yine yüzeysel iddalara dönülmüş.. Gerek Tiktaalik gerekse Goganasus evrim delili değildir olamazda.. Yukarda mozaik canlılara örnek verdim.. Mozaik canlı fosilinin evrime delil teşkil edemeyeceğini, günümüzdede var olan mozaik canlılardan verdiğim örnekle izah etmeye çalıştım.. Canlıların merkezine olan seyahatimiz iyiydi, evrim teorisini savuna arkadaşlarımız DNA da kalmışlar daha öteye geçememişlerdi.. Ve kendisine tekrar tekrar teşekkür etmek istediğim sevgili BrainSlapper ço güzel saptamalarda bunmuştu... Şimdi tekrar fosillere dönmeniz bizim için bir geri adım demektir.. Çünkü olayın merkezine inmiştik şimdi tekrar kabuğa çıktık.. İki yıldır olduğu gibi sil baştan.. Saygılar.. Alıntı
Φ Rastlantı Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Mozaik canlı dediğin örnekler ara geçiş formlarına çok güzel örnekler. Balina bir balık değildir, Karadan denize dönüş yapmış bir memelidir. Evrim sürecinde herhangi bir kural yoktur. Mesela çamur balığı, karaya çıkmak üzere olan bir balıktır. Bir arageçiş canlısıdır. Alıntı
Φ kralx Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Mesela çamur balığı, karaya çıkmak üzere olan bir balıktır. Bir arageçiş canlısıdır. Bıravo evrimcilere bir delil daha sundun.. Fosilden geçtik mevcut canlıları delil göstermeye başladık öylemi.. Oysa çamur balığının evrimin ıspatı olabilmesi için, karaya çıktığının ve başka bir canlıya dönüştüğünün saptanması gerekir dimi.. Bu iddanın bilimle ve bilimsellikle uzaktan yakından alakası yoktur.. Çünkü çamur balığının henüz başka bir canlıya dönüştüğü gözlemlenemediği gibi yumurtadan çıkan yavrularının DNA sında en küçük bir değişme yani yeni bir türe doğru meyil yoktur.. Birde şunu merak etim, bazı canlılar denizden karaya dönüş eyilimi gösterirken nedne balina tersini yapmış ve dönüşmezden önceki hali nasılmış yada bildiğimiz bir hayvanmıymış.. Mesela aymıymış ki, balık avlarken sıksık suya dalması onu balina olmaya yöneltmiş..?? Saygılar.. Alıntı
Misafir bilimselci Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Görüyorumki yine yüzeysel iddalara dönülmüş.. Gerek Tiktaalik gerekse Goganasus evrim delili değildir olamazda.. Yukarda mozaik canlılara örnek verdim.. Mozaik canlı fosilinin evrime delil teşkil edemeyeceğini, günümüzdede var olan mozaik canlılardan verdiğim örnekle izah etmeye çalıştım.. Canlıların merkezine olan seyahatimiz iyiydi, evrim teorisini savuna arkadaşlarımız DNA da kalmışlar daha öteye geçememişlerdi.. Ve kendisine tekrar tekrar teşekkür etmek istediğim sevgili BrainSlapper ço güzel saptamalarda bunmuştu... Şimdi tekrar fosillere dönmeniz bizim için bir geri adım demektir.. Çünkü olayın merkezine inmiştik şimdi tekrar kabuğa çıktık.. İki yıldır olduğu gibi sil baştan.. Saygılar.. Bu durumda kimse bilim varoluşu açıkladı, ıspat etti demesinler ve bu sözlerinede evrimi delil göstermesinler değilmi BrainSalapper.. Katkıların için çok teşekkürler.. Saygılar.. Gerçi ispatlanmış şeyleri kabul etmeleri için de kimse zorlanamaz, ancak böyle yapmakla, gerçekleri kabul etmeyenler kendileri zarar görürler. Saygılar, selamlar. Görüyorumki BrainSlapper arkadaşımızın sözlerine tabiri geçerli ise "balıklama atlamışsın" sayın Kral. Ama yukardaki sonu "zarar görürler" le biten cümlesini yorumlamaktan kaçınıyorsun. Kaldıki evrim teorisi henüz doğruluğunu ispatlamamışsa bile, bilimsel bir çalışma olduğunu inkar edemeyiz. Gözlem, hipotez, deney ve kuram ilkelerinin sadece kuram'ı ispatlanamamış bilimsel bir çalışma. Kuramlaşması içinde %50 nin üzerinde bulguları olan bir çalışma. Bilim herşeye çözüm bulabilen Tanrı (!) değildir sayın Kral. Bilimsel ispatların da diyalektik bir aşaması vardır. Milyonlarca ışık yıl uzaktaki bir gezegenin yapısını açıklamasını, elbette bekleyemeyiz ondan. Ayrıca BrainSlapper arkadaşımızın bu sözleri, hiç bir zaman bizleri bir metafizik inanca götürmez. Zira manevi inançları yanlışlayan kuramlaşmış yüzlerce bilimsel gerçekler var. Maddenin oluşumu/sonsuzluğu veya evrim konusu bilimsel bir çalışmadır. Er geç sonuçlanacaktır. Alıntı
Φ Rastlantı Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Gönderi tarihi: 19 Kasım , 2006 Evrim süreci devam ederken geleceğe yönelik bir plan yoktur. Doğal bir süreçtir, şartlar neyi gerektirir ise canlı o yönde evrimleşir. Boşluklar canlılar tarafından doldurulur. Aşağıdaki resimde balinanın arka ayak kalıntıları ve tüm omurgalılardaki gibi beş parmaklı ön uzuv yapısı açıkça görülüyor. Alıntı
Önerilen İletiler
Katılın Görüşlerinizi Paylaşın
Şu anda misafir olarak gönderiyorsunuz. Eğer ÜYE iseniz, ileti gönderebilmek için HEMEN GİRİŞ YAPIN.
Eğer üye değilseniz hemen KAYIT OLUN.
Not: İletiniz gönderilmeden önce bir Moderatör kontrolünden geçirilecektir.