Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Rastlantı

Φ Üyeler
  • İçerik Sayısı

    153
  • Katılım

  • Son Ziyaret

Rastlantı tarafından postalanan herşey

  1. Yaşam mücadelesi, canlı türlerinin daha gelişmiş varlıklara doğru gitmesini gerektirir.
  2. xlark tades, O sizin görüşünüzdür. Saygılar.
  3. EŞKİYA Peki tanrı nereden geldi?
  4. BUnları yapan üstün bir akıl var dediğimiz zaman işler daha da yokuşa sürülüyor. O zaman üstün akıl nereden geldi sorusu ortaya çıkmıyor mu?
  5. Devinim çok farklı birşey. Madde fizik kanunlarına göre hareket eder. Fizik kanunları ise bizim maddeyi soyutlamamızdır. Gerçekte fizik kanunlarını var eden maddedir. Sonuçta fizik kanunları maddeye bağlı madde de fizik kanunlarına bağlı. İki kavram birbirine yetiyor ve görüldüğü gibi Tanrıya ihtiyaç yok.
  6. Rastlantı

    Ateist?

    Ben de diyorum ki bunlar soyut kavramlar. Tanrının varlığına delil olamaz ki.
  7. Bunda itiraz edilecek bir nokta göremiyorum. Yaşamın oluşması süreci herşeyden önce yerkürenin soğuması ile başladı. Böylece göller ve denizler meydana geldi. Yerkürenin ısısı ve sürekli çakan şimşekler yüzünden basit organik moleküller karmaşık proteinlere dönüştü ve yeryüzü protein çorbası denilen alanlar ile doldu. Bu aşamadan sonra DNA nın oluşması bir laboratuar koşulunda birkaç saatlik bir deneyle mucize gibi gelebilir ancak milyarlarca yıl ve milyonlarca kilometrekarelik bir alan söz konusu olduğu zaman pek de mucize gibi durmaz. Saygılar.
  8. Rastlantı

    Ateist?

    Aşk, sevgi, öfke gibi kavramlar soyut kavramlardır ama kaynağını maddeden alır. Mesela aşkın hormonlarla izah edilen kısmı yeterli değildir, eksiktir. Olay beynin tümü ile ilgilidir. Düşünceler, duygular ve özgür irade kibi kavramları açıklamada kimya ve hücre biyolojisi yetmemektedir. İş kuantum fiziğine kadar dayanır. Düşünceler beyin hücreleri arasındaki sinapsalar ve nörotransmiterler arasındaki elektrokimyasal iletiler sayesinde gerçekleşir. Hücreler arasındaki haberleşme bölgeleri olan sinapslar, çoğu zaman bir "olasılık detektörü" olarak işlev görürler. Eğer herhangi bir uyaran verilirse, olasılık dalgaları en muhtemel olasılığa doğru "çöker". İşte düşünceler böyle oluşur.
  9. Madde devinim halindedir. Maddenin kendini düzenleme özelliği vardır. Madde kaostan düzen çıkarabiliyor. Bu da düzensiz bir evrende düzenli diye nitelendireceğimiz oluşumları açıklıyor.
  10. Doğada birbirinin aynı insan var mı ki? Ya birbirinin aynı iki yüz? Birbirinin aynı iki taş bile bulamazsınız. Taşların yüzeyindeki ayrıntılar her zaman farklıdır. Bu tanrı fikri için geçerli. Tanrı bütün bireylerin parmak izlerini ayrı ayrı yaratıp hepsini hafızasında tutmak zorunda. Ama evrim sürecinde böyle bir bilgi bankasına gerek yok, eşeyli üreme sayesinde sağlanan gen çeşitliliği ile yeterli farklılık sağlanır. Her bireyin parmakizinin birbirinden farklı olacağı pratikteki bir kabuldur. Tıpkı kar tanelerinde olduğu gibi. Zaman zaman birbirinin aynı kar taneleri rapor edilmektedir. İki parmakizinin birbirinin aynı olma ihtimalinin bir milyarda bir olduğunu düşünürsek dünya yüzünde birbirinin aynı parmak izine sahip insanların olması muhtemeldir. Ayrıca çift yumurta ikizlerinin parmak izleri tamamen birbirinin aynı olmasa da diğer insanlarla kıyaslanmayacak bir biçimde birbirine benzer. Sadece küçük farklılıklar vardır. Çift yumurta ikizlerinin de aynı genetik dizilime sahip olmalarından dolayı ana rahminde embriyo halinde iken parmak izleri birbirinin aynıdır. Daha sonra yavaş yavaş farklılaşmaya başlar. Bunun birinci nedeni kopyalanan DNA nın her kopyalanışında mükemmel bir biçimde kopyalanamayışıdır. Hücre her bölünüşünde mutasyonlar yüzünden farklılıklar birikir. İkinci nedeni parmak izindeki döngüsel halkaların oluşmasının çevre şartlarına bağlı oluşudur. Ana rahmindeki iki bebek aynı yerde bulunuyor olsalar da beslenmeye yarayan göbek kordonlarının uzunluğu farklıdır. Bu yüzden parmakizleri rastlantısal olarak birbirinin aynı olmaz. Sonuçta parmakizlerinin farklı olması doğal bir olaydır ve yaratıcının varlığına kesin delil teşkil etmez. Keza göz için de öyle. Eğer bu yaratıcının varlığına delil teşkil edecekse o zaman çevredeki taşların birbirinden farklı olması da delil teşkil eder ki bu da benim kabul edemeyeceğim bir olay. Saygılar.
  11. Gözdeki retinanın, irisin, parmak izlerinin her insanda farklılık göstermesi biyolojik çeşitliliğin bir sonucudur. Biyolojik çeşitlilik evrim sürecinin bir parçasıdır. Şayet insanlar Allah tarafından yaratılmış olsalar idi, yaratan usta bir olacağı için her insanın parmak izinin ve gözünün aynı olması lazımdı. (Ek bilgi: Gorillerde de her bireyin ayrı parmak izi vardır)
  12. İslamiyet öncesi Türk kültüründe kadının çok büyük değeri vardı. Neredeyse erkeğe eşit haklara sahipti. İslamiyetin gelmesi ile birlikte çarşafın altına ve evlere kapatılarak sosyal hayattan soyutlanan türk kadını, cumhuriyetin ilanı ve atatürk inkılapları sayesinde hakettiği yere kavuşmuştur.
  13. Rastlantı

    Ateist?

    Shatin, sadece kendini kandırırsın. Gerçekler ve istatistikler ortada duruyor.
  14. Rastlantı

    Ateist?

    Kaynak burada. http://en.wikipedia.org/wiki/Religion
  15. Ben bunun aksini söylemedim. Sadece evreim teorisi yani tüm canlıların ortak atadan evrimleşerek geldiği tezi; tüm canlıların yaratıcı tarafından ayrı ayrı yaratıldığı tezinden daha mantıklı geliyor bana. Bırakalım da kendi mantığımız ile yorum yapabilme hakkımız olsun.
  16. İnsan ölüyor ve toprağa karışıp gidiyor. Deneyimlerimiz bize öbür dünyanın olmadığını söylüyor. Giden gören olmamıştır. Ölen bir insanın vücut fonksiyonları yavaşlıyor ve duruyor, tek gözlemlediğimiz bu. İnsan öleceğini bile bile niçin yaşar. "Yaşamın anlamı, yaşamın anlamını kendimiz koymamızdır" Yaşamayı anlamsız bulan birisi intihar ederek kendine göre anlamlı bir iş yapar. Yaşamı yaşamaya değer bulan birisi de sonuna kadar yaşar, o da kendine göre anlamlı bir iş yapmıştır. İnsan ne yapıyorsa kendi için anlamlıdır. Yaşamın mutlak bir anlamı yoktur, insan anlamı kendisi koyar.
  17. İşte bunda haklısın. Zaten bu gerçeği hepimiz kavramış insanlarız. Fikirler ve yorumlar farklıdır. Ayrıca ispatlanmamış fikirlerin ispatlandı diye hiç kimse dayatmasını yapamaz. Hiç kimmse hiç kimseyi rencide edemez. Ama şurada medeni bir biçimde tartışıyoruz, bundan zarar gelmez.
  18. Evrim süreci devam ederken geleceğe yönelik bir plan yoktur. Doğal bir süreçtir, şartlar neyi gerektirir ise canlı o yönde evrimleşir. Boşluklar canlılar tarafından doldurulur. Aşağıdaki resimde balinanın arka ayak kalıntıları ve tüm omurgalılardaki gibi beş parmaklı ön uzuv yapısı açıkça görülüyor.
  19. Mozaik canlı dediğin örnekler ara geçiş formlarına çok güzel örnekler. Balina bir balık değildir, Karadan denize dönüş yapmış bir memelidir. Evrim sürecinde herhangi bir kural yoktur. Mesela çamur balığı, karaya çıkmak üzere olan bir balıktır. Bir arageçiş canlısıdır.
  20. Fosiller hala bir kanıt teşkil etmeye devam ediyor, mesela bunun en son örneği sudan karaya geçişte ara canlı oolan "tiktaalik" fosilinde olduğu gibi. Ancak biyokimya ve gen düzeyindeki kanıtlar daha kesin bir kanıt teşkil edeceğinden bu alana yönelinmiş olabilir. Kesinlikle katılıyorum. Evrenin dışında başka şeyler vardır. Mesella big bang den daha yaşlı galaksi kümeleri ve big bangden daha eski quasarlar vardır. Ayrıca en son bulgular göstermiştir ki evrenin en az %70 ini oluşturan karanlık madde ezelden beri vardı. Evren dışı dediğimiz yer madde ile doludur ve bizim evrenimiz bu madde etkileşimlerinden bir tanesi sonucu oluşmuştur.
  21. Eğer dünyadaki yaşamın kökeni açısından yaklaşırsak, tüm canlıların tek bir ortak atadan türediği fikrine kanıt olarak fosiller gösterilebilir. Ancak fosiller bana göre kanıt olsa da sizler tam manası ile evrim fikrine kanıt olmadığını düşünebilirsiniz. Konu dünya hayatının nasıl meydana geldiği ise bir yaratıcının olmadığının kanıtı yoktur. Ancak tanrının olmadığının kanıtı vardır. Yaratıcı kavramı geniş bir kavram. Yaratıcı çok gelişmiş dünyadışı bir uygarlık da olabilir, üstün güçlere sahip bir varlık da olabilir ancak asla "tanrı" olamaz. Çünkü başlangıcı ve sonu olmayan hiç bir varlık olamaz. Yaşadığımız tecrübeler ve bilimsel deneyimler bunun böyle olduğunu göstermiştir. Bilimsel düşünceye göre her olayın anlaşılabilir ve rasyonel olarak fikir yürütülebilir bir nedeni vardır. Bu düşünceye göre yoktan varoluş diye bir şey olamaz. Ezelden beri var olan ve sonsuz güçlere sahip hiç bir varlık olamaz. Ezelden beri var olan yek şey varsa o da "değişim" dir. Değişim bir varlık değildir. Dolayısı ile bilince sahip değildir ve bilinçli yaratma ve imtihan etme gibi özeliklere sahip olamaz. saygılar.
  22. İnsanlık yüzyıllar boyu evrensel değerler üretti. Daha yaşanılası bir geleceğe doğru yol almaya çabalıyoruz. Bu evrensel değerlerden bir tanesi de fikirlere saygı ve her insanı kendine ait fikirleri ille kabul etmek gerektiği gerçeğidir. Başka insanları kendi fikrine getirme dayatması yapmak hiç bir hukuk sisteminde ve evrensel değerde yeri olmayan bir davranıştır. Hayatta olduğu gibi tartışma forumlarında da her insan kendi fikirlerin savunur ve karşı fikirlere bir başka fikirle karşılık verir. Fikirlerin yetmediği yerde, bir başka fikirle karşılık vermek yerine karşı tarafı tahrik amaçlı yazılar yazmak yakışıksız bir davranıştır. Saygılar.
  23. Emre 1974tr nin bu son cümlelerine dikkat edin. Dikkat ederseniz çoğu yazıda buna benzer sözler sarfetmektedir. Bu tür sözler bir amacı olmayan boş sözler olmaktan öte kişinin tartışmayı ne derece ciddiye aldığını ve yaklaşımını sergilemektedir. Bu forumdaki inançlı arkadaşlar. Size saygım sonsuz. Çünkü biliyorum ki dünyada her insanın fikirlerinin farklı olabileceği ve her insana olduğu gibi saygı göstermek gerektiği gerçeğini içinize sindirebilmiş insanlarsınız. Oysa fikirlerin farklı olabileceği gerçeğini içine sindirememiş olanların değeri gözümde sıfırdır. Bu tür insanlarla yeri geldiği zaman sonuna kadar mücadele etmeyi de kendime görev bilirim. Saygılar.
  24. Herşeyden önce kuantum fiziğini makro alemdeki günlük hayatımızın sağduyusu ile kavrayamayız. Kuantum ölçeğinin kendi mantığı vardır. Belirsizlik prensibi bu mantığın bir parçasıdır. Bu anlaşılmaz ya da metafizik bir olgu değildir. Maddenin özelliğidir. Saygılar.
  25. Telaşa düştün değil mi, çünkü benim olduğum yerde "big bang ispatlandı" diye çığırtganlık yapamazsın. İnanç ve dogma ha, bu da yeni bir taktik olmalı. Asıl benim söylemem gerekiyor da, çok mu düşündün bu taktiği. Işığa güzelliklere yol almak ha, yine bol keseden duygusal numaralar.
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.