Zıplanacak içerik
  • Üye Ol

Rastlantı

Φ Üyeler
  • İçerik Sayısı

    153
  • Katılım

  • Son Ziyaret

Rastlantı tarafından postalanan herşey

  1. Bazı insanlar bazı deneyimler yaşadıklarını söylüyorlar. Bence doğaüstü varlıklar olamaz. Olsa olsa, dünya dışı bir uygarlığın mensuplarıdır.
  2. Rastlantı

    İnsan Irkları

    Yani diyor ki, İnsanın ırklarının birbirinden üstün ve kesin çizgilerle ayrı olduğu fikrinin bilimsel bir dayanağı yoktur. Yani ırkçılığın bilimsel bir dayanağı yoktur diyor. Gerçekten de inançlı birisi için bütün insanlar Adem ve Havva'dan türediği için kardeştir ve özeünde aynıdır. Bir evrimci olarak ben de diyorum ki insan türü olarak aynı ortak atadan evrildik, kökenimiz aynı. Şempanze ile bile genlerimiz %98,5 aynı. Hal böyle iken ırkçılığın bir anlamı yok. Yani sonuçta her durumda ırkçılık anlamsız birşey.
  3. Madem dış dünya beynimizde ise, Nasıl oluyor da aynı şartlar altında aynı olaylar aynı sonucu veriyor. Bilimadamları aynı deneylerde aynı sonuçları ve ölçümleri alabiliyorlar Bu zaten bilimsel düşüncenin temelidir. İnsan zihninden bağımsız gerçek bir maddesel dünya olmasa idi, bilim diye bir şey de olmazdı.
  4. Bu mantıkla sekiz kardeşin toplam 64 tane dedesi olması gerekşirdi, oysa toplam 4 tane dedeleri var. Sonuçta geçmişte yaşayan insanların sayısı böyle çarpma hesabıyla bulunmaz, çünkü iç içe geçmiş karışık bir hesaptır.
  5. Bir kral etten kemikten bir varlıktır. Onun varlığını bilirsiniz. Emrinde askerler vardır, askerleri görürsünüz. Oysa Allah kendini göstermiyor bunun yerine bilmeceler koyuyor. Bilmeceleri çözemeyen için reva gördüğü ceza sonsuza kadar yanmak. Babanız kendisine itaat etmediği için size kızabilir. Babanız etiyle kemiği ile karşınızda duruyordur. Bir şey söylediği zaman duyarsınız. Oysa bir baba, babasız büyüyen ve babasının kim olduğunu bilmeyen bir çocuğa kendini tanıtmak yerine önüne bilmeceler, bulmacalar çıkarsa ve çocuk bulmacaları çözüp kendisine itaat etmedi diye sonsuza kadar ateşte yakarak cezalandırır mı? Bir tecavüzcü, bir çocuk istismarcısı, bir katil, bir hırsız; imanlı ölürse, sonlu bir zaman sonra cezasını çekince cennete gidiyor da; kendi halinde bir ateist sonsuza kadar cehennemde yanıyor. Bir ateist öldüğü zaman Allah ona ne ceza veriyor? Cehennemde yanmak. Ne zamana kadar? Limitsiz, sonsuza kadar. Allah onu "sonsuza kadar" yaksa eline ne geçecek. Bunun kime ne faydası dokunacak. Benim mantığıma göre hakedilen ceza bu değil. Sizin mantığınıza göre "o bunu haketmiştir" diyebilirsiniz ama benim mantığım bunu hiç bir zaman kabul etmiyor.
  6. İNSAN SURESİ: Birçok kaynaktan okuyunca anlam daha belirgin hale geliyor. Buradaki anlam şu: "İnsan önceden çok basit bir canlı idi. İnsanın gelişmiş bir canlı halıne gelmesi için uzun bir zaman geçmesi gerekti. Canlılar organik bir protein kompleksinden oluştu." Ali Bulaç 1- Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip-geçti. Diyanet Vakfı 1. İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi? Edip Yüksel 1. İnsanın üzerinden, kendisinin anılmaya değer bir şey olmadığı bir zaman periyodu geçmemiş midir? Elmalılı Hamdi Yazır 1-Gerçekten insan üzerinden öyle uzun bir süre gelip geçti ki o anılmaya değer bir şey bile değildi? Süleyman Ateş 1. İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi? Yaşar Nuri Öztürk 1 İnsan üzerinden, henüz anılan bir şey olmadığı bir süre geçmedi mi zamandan? -------------------------------------------------------------------------------- Ali Bulaç 2- Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören (biri) kıldık. Diyanet Vakfı 2. Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık. Edip Yüksel 2. Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık. Elmalılı Hamdi Yazır 2-Çünkü Biz insanı bir takım katkılarla karıştırılmış bir nutfeden yarattık; onu evire çevire deneyelim diye de onu işiten ve gören bir varlık yaptık. Süleyman Ateş 2. Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık. Yaşar Nuri Öztürk 2 Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık. --------------------------------------------------------------------------------
  7. Allah bir ateist öldüğü zaman onu sonsuza kadar cehennemde yaksa eline ne geçecek? Ayrıca diyebiliriz ki Allah düşünce özgürlüğü diye bir kavram tanımıyor. Ateistin düşüncesine saygısı yok. Düşünce özgürlüğü alanında insan Allahtan daha ileri.
  8. Biz; plank uzunluğundan daha kısa uzunlukları ayırt edemiyoruz, ancak matematiksel olarak küçüğün daha küçüğü olduğunu biliyoruz. Elektron ve quark gibi parçacıklar için söylenen "bölünemez" iddiaları geçmişte atom hatta proton için söylenmişti. Bu parçacıkların da bir iç yapısı olduğu hakkındaki düşüncelerimiz, teorilerin ötesinde spekülasyon daha doğrusu felsefi görüştür. Oysa "bu parçacıkların kesin olarak iç yapısı yoktur" dersek bu bilimin ruhuna aykırı bir doğma olur.
  9. Akıllı tasarım teorisi bilimsel bir teori değil, biyolojide böyle bir teori yok çünkü bilimsel olmanın kriterlerini yerine getiremiyor. Çok muallakta kalan bir teori. Dorulanabilir ya da yanlışlanabilir bir tarafı yok ve kabule dayanıyor.
  10. Sünnetullah değişmez ise mucizeler yok demektir. Şayet mucizeler var ise sünnetullah değişir demektir. Allah kendi insiyatifi ile sünnetullahı değiştiriyor ise, "sünnetullah asla değişmez" demenin bir anlamı kalmıyor olmaz mı?
  11. Türkiye bir vatandaşını kaybetti. Onbinler toprağa vermek için yürüyor. Eli kalem tutana atılmış kurşun, demokrasiye atılmış kurşundur. "hepimiz Hrant'ız hepimiz ermeniyiz" Şimdi de bu slogana takmış durumdalar. "Vay efendim siz ermeni misiniz, ne demekmiş biz ermeniyiz" Oysa bu sözün anlamını iyi kavramak lazım. Yıllar önce ırkçılığa karşı bir cesaret örneği sergilerken bir slogan kullanılıyordu "Hepimiz Zenciyiz". Bu söz zencileri ikinci sınıf görenlerin yüzüne tokat gibi iniyordu. Şimdi de ulusumuzu bölmeye çalışan ve kendisi gibi olmayana kin kusanların yüzüne iniyor. Aynı bizim olduğu gibi ermenilerin de kin kusan faşistleri var. Onlar da aynı şekilde Türklere lanet okuyorlar, kin kusuyorlar. Oysa bugün onbinlerce kişi kolkola yürüdükçe ve devletin kademeleri ve sivil toplum örgütleri dostluk ve diyaloğun devamı mesajlarını verdikçe kin kusan zihniyet amacına ulaşamayacaktır.
  12. Evet, kuranı incelediğimiz zaman sürekli olarak inanmayanların cehennemde nasıl yanacağından bahseder, oysa hıristiyanlık daha çok tanrı sevgisi üzerine kurulu gibi.
  13. Paraya sıkıştığınız zaman bir bilgisayar size beş kuruş borç verir mi? İşte bu bilgisayar milleti böyle düşüncesizdir.
  14. Buradan şu anlaşılmıyor mu? İnsanın iradesi, Allahın bilgisinin ötesinde.
  15. Önceden dediğim gibi düşünmek soyut bir kavram. Ve biz kendimiz haricinde karşımızdaki insanın düşünebildiği yorumunu verdiği tepkiere göre yaparız. Mesele bilgisayarın nasıl çalıştığı ve nasıl imal edildiği değil, nasıl tepki vereceği. İnsan beyni de tıpkı bilgisayar gibi nöronlar ve snapslardan oluşan sinir ağlarından ibaret. Tek farkı şu an için insan yapısı bilgisayardan daha karmaşık olması. Masaüstümüzde kullandığımız bilgisayardaki işletim sistemi yapay zeka programı olarak tasarlanmamış. fakat düşünen bilgisayarların ilk kıvılcımları olan yapay zeka programı, sadece programlanan cevaplar vermekten çok daha farklı işler başarabiliyor. Örnek olarak Ceviz kabuğu isimli programda da sergilenen bir türk bilgisayar programcısının geliştirdiği bir yazılımı örnek olarak verebilirim. Sonuçta beyin nasıl bir madde ise ve bizim düşünmek olarak nitelendirdiğimiz eylemi gerçekleştiriyor ise, gelecekte insan beyni ile aynı karmaşıklığa sahip olan makineler de benzer bir olayı gerçekleştirebilirler.
  16. sayın xlark tades, kendiniz haricinde karşınızdaki bir insanın düşünebildiğini nasıl ortaya koyarsınız? Sadece olaylar ve sorular karşısında verdiği tepkiye bakarak öyle değil mi? Organik olmayan yapay zekanın düşünemediğine nasıl kara verirsiniz? Yine olaylar ve sorular karşısında verdiği tepkiye bakarak. Peki bu tepkileri analiz ederek hangi tepkilerin düşünme olarak kabul edilip hangilerinin düşünme olarak kabul edilemeyeceğini analiz edip ortaya koyabilir misiniz? Yanı bu satırları size cevap olarak yazan bir yapay zeka programı da olabilirdi?
  17. Bilimin kabul ettiği bir gerçek midir, yoksa inanç cephesine yakın bilimadamlarının yorumu mudur ona dikkat etmek lazım. O halde Antropik usavurum denen yöntem de bilimin kabul ettiği bir gerçektir. isterseniz bunu araştırabilirsiniz. Bu evrenden başka evrenlerin olduğun da bilim camiasında taraftarları var. Ayrıca evren için "ince ayarlandığını ispat etmeniz için", "ince ayarlanmamış başka bir evren örnek göstermeniz gerekir". şayet hem "evren ince ayarlanmış" deyip de hem de "bu evrenden başka bir evren yoktur" derseniz, ince ayarlama iddiası "yanlışlanma" yolu kapalı olduğu için bilimsel bir iddia olmaktan çıkacaktır.
  18. Tanrı kelimesinin eski türkler tarafından hem yaratıcı anlamında "tanrı" gem de "gökyüzü" anlamında kullanabileceklerine ihtimal vermiyorum. Bu derece zengin bir dilde bu şekilde anlam daraltılmasına gidilmez gibime beliyor. Yani müslümanların gökyüzüne de Allah deyip, Allahı Allah yarattı gibi çelişkilere kendi elleri ile izin vermeleri gibi bir şey. Ben eski türklerin gerek dilbilgisi gerek felsefi yönden hiç te boş olmadıklarına inanıyorum. "kılınmak" kelimesinin üzerinde durmak gerekir. İnsan doğası gereği sonsuz olanı kavrayamaz. Somut bir varlığa sonsuz niteliğini vermek felsefi çelişkilere neden olur, aksi halde somut bir varlık olmaz. Ancak her zaman var olan bir şeyin aynı zamanda bir gerçekliği olması gerekiyor. Bence "tanrı" kelimesi iki ayrı anlamda kullanılmıyor, "kılındı" kelimesi iki ayrı anlamda kullanılıyor. "kılındı" demekle anlatılan, başlangıcı olmamayı bizim kavrayamayacak olmamız. Yani "tanrı ezeli ve ebedidir" iddiası ile gelinmiyor. "her şeyi tanrı yarattı ise tanrıyı kim yarattı" çelişkisine en baştan izin verilmiyor. Ayrıca göktürk yazıtlarında şu cümle dikkatimi çekmiştir. Bunu bilge kağan kardeşi Kültigin'in ölümü üzerine söylüyor. "Öd tengri yaşar, kişioglı kop ölgeli törümiş". "Zamanı tanrı yaşar, insanoğlu hep ölümlü olarak türemiştir" Bir de şu ilginç Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilingin törüngin kim artatı udaçı erti? Üstte tanrı çökmese, altta yer delinmese türk milleti ilini töreni kim bozabilecek idi. Bu bana evrenin bir gün çökeceğini savunan "Big crunch" teorisini aklıma getiriyor. Bunun bir mucize olduğunu savunmuyorum. Bence ilginç bir tesadüf sadece.
  19. Bi sey daha iletiyi turce karekterli okumaya calis:)

  20. Nasilsin Raslanti uzun zamandan beri yoktun ve sana Kustum ben:(Dogum gunumu unuttun!!!Neyse canin sagolsun....Sevgile kal..

  21. Aslında bu sorunun cevabı kendi içerisinde. Yani şöyle izah edebilirim. Evrenin niçin bu şekilde olduğunun yani atomların nasıl oluşup şekillendiğine bilim cevap verir. Yani bilim bunun "nasıl" larına cevap verir. Oysa evrenin bu şekilde "ince ayarlanmış" şeklindeki bir çıkarıma varmak şahsi bir yorumdur. Bana göre "antropik usavurum" denen ilke yani "Başka türlü bir evrende olsa idik bizler oluşamazdık" ilkesi "ince ayarlanma" olarak algıladığımız olayın aslında ne olduğunu açıklıyor. Bunun için bana göre bir ayarlayıcıya gerek kalmıyor. Rastlantısal olarak cereyan eden sayısız evren olanaklarından sadece bu şekilde olanlarda yaşam ve akıllı canlılar gelişebiliyor. Biz de onlardan bir tanesiyiz. Benim de yorumum bu şekilde.
  22. Biz otomobili tartışmıyoruz, evreni tartışıyoruz. Şimdi otomobil "Evren neden bu şekilde" diye sorabiliyor mu? Şayet bir otomobil, bir zamanlar "kara şimşek" isimli dizideki gibi zekaya sahip olsa idi ve "Evren niçin böyle" diye sorsa idi ona da şu şekilde cevap verilecekti. "Evren bu şekilde olmasa idi, madde şekillenip evrendeki yapılar oluşamazdı, galaksiler ve yıldızlar oluşamazdı, dolayısı ile evrendeki herhangi bir gezegende akıllı bir yaşam şekillenip senin gibi bir otomobili imal edemezlerdi."
  23. Şimdi bir de dikkatimi çeken bir nokta var Göktürk yazıtlarından Kültigin yazıtının kuzey yönünde şöyle bir ifade var. Üze kök tengri asra yağız yir kılındukda ikin ara kişi oğlı kılınmış. Yani diyor ki, Üstte Gök Tanrı, altta yağız yer yaratıldığında ikisinin arasında insanoğlu yaratılmış. Yani buradan eski türklerin tanrının da ezelden ber var olmadığına ve başka bir güç tarafından yaratıldığına inandıkları anlaşılıyor. İlginç
  24. Güzel bir konu, Kurandaki "gökler" ifadesi tartışılıyor. Eğer gün gelip de kozmoloji cephesinde big bang teorisi terkedilip "multiverse" ler yani çoklu evrenler teorisi daha fazla rağbet görmeye başlayınca "işte kurandaki gökler bu" denmeye başlanacak. Bu durumda her türlü bilimsel gelişmenin kuran ile çelişmemesi sağlanacak. Ama bu durumda kuranın kendisi bir ispat kaynağı olmaktan uzaklaşıyor.
  25. Bu konuya antropik reasoning denen antropik usavurum ile cevap vermek gerekiyor. Sacece bu şekilde olan evrenlerde madde şekillenip galaksiler ve güneş sistemleri meydana gelebiliyor ve bu sayede canlı organizmalar oluşup gelişebiliyor ve bu tür anlamlar çıkarabiliyorlar. Yani sonuç olarak başka türlü bir evrende olsa idik, zaten bizler oluşamazdık.
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgiler

Bu siteyi kullanmaya başladığınız anda kuralları kabul ediyorsunuz Kullanım Koşulu.