Yardım - Ara-Bul - Üyeler - Takvim
Şablonlu Görüntü: Bilim, Yaratıcının Varlığını Kabul Ediyor
Forumlar > Bilim - Bilgisayar ve Bilişim Dünyası > Bilim Dünyası

monark88
Din ve bilimin, samimi ve akılcı olarak uygulandıkları sürece, daima uyum içerisinde oldukları çok açık bir gerçektir. Bu açık uyumun bir göstergesi de geçmişte ve günümüzde yaşayan, buluşları ile insanlığa önemli hizmetleri dokunmuş "iman eden bilim adamları"dır.


Yüzyıllardır dinin kendilerine sağladığı özgür aklı, sınırsız düşünme yeteneğini kullanarak bilime büyük katkılarda bulunmuş olan birçok bilim adamı bulunmaktadır. Bu kişiler, hem bilimin, dinle tam bir uyum içinde olduğunu göstermiş, hem de bilime ve insanlığa önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Newton, Kepler, Leonardo da Vinci, Einstein gibi bilim tarihine yön veren ünlü bilim adamları yaptıkları gözlemler ve araştırmalar sonucunda evreni yaratanın Allah olduğunu ve herşeyin Allah'ın hakimiyetinde olduğunu savunmuşlardır. Dahası, bilimin temel prensipleri inançlı kişiler tarafından ortaya atılmış ve çağdaş bilimin doğuşunda dinin önemli bir rolü olmuştur.

Bilimle uğraşan, yeni keşifler yapan bir bilim adamı, aslında Allah'ın yarattığı sanatı derinlemesine inceleyen, ondaki detayları fark etmeye ve yakalamaya çalışan kişidir. İşte bu nedenle, dinle bilim ayrılmaz bir bütündür ve bilim adamı da, Allah'ın sonsuz gücünü, sanatını, yaratmasındaki benzersizliği ortaya koyan kişidir. Bu yüzden sanılanın aksine bilim adamları Allah'ın varlığını, birliğini en çabuk fark eden kişilerdendir.

Bu yazımızda geçmişten günümüze, modern bilimi kuran ve geliştiren inançlı bilim adamlarını ve bu kişilerin bilime yaptıkları hizmetleri ele alacağız. Bu bölümde yer verilen bilim adamlarının tümü evrenin ve canlı sistemlerini Allah'ın yarattığına inanmışlardır. Nitekim Allah pek çok ayetle yaratılmışlar üzerinde düşünebilmenin, Allah'tan gereği gibi korkup sakınmanın, O'nun büyüklüğünü, yüceliğini kavrayabilmenin bir yolunun "ilim sahibi olmak" olduğunu haber vermiştir. Konuyla ilgili ayetlerden bir tanesi şöyledir:

Göklerin ve yerin yaratılması ile dillerinizin ve renklerinizin ayrı olması, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, alimler için gerçekten ayetler vardır. (Rum Suresi, 22)

Din ve bilimin, samimi ve akılcı olarak uygulandıkları sürece, daima uyum içerisinde oldukları çok açık bir gerçektir. Bu açık uyumun bir göstergesi de geçmişte ve günümüzde yaşayan, buluşları ile insanlığa önemli hizmetleri dokunmuş "iman eden bilim adamları"dır.

Tüm zamanların en büyük bilim adamı olarak nitelendirilen Isaac Newton'un evrene bakış açısı, aşağıdaki sözlerinde çok açık bir şekilde ifade bulmaktadır:

Güneş Sistemi'nin, gezegenlerin ve kuyruklu yıldızların harika sistemleri yalnızca akıllı ve güçlü bir varlığın kudretiyle sürebilir. Bu varlık yalnızca dünyanın ruhunu değil herşeyi yönetir, O Allah'tır".

Aynı şekilde ünlü bilim adamı Kepler'in de çalışmalarını, dini inançlarının yönlendirdiği bilinmektedir. Fizik ve kozmik fon radyasyonu alanında yaptığı çalışmalar nedeniyle 1978 Nobel fizik ödülünü alan Arno Penzias, Johannes Kepler hakkında şöyle bir açıklamada bulunmuştur:

Bir merkezin etrafında dönme fikri, inançlı biri olan Kepler'e kadar uzanmaktadır. Kepler Kutsal Kitaba inanan bir dindardı. Allah'a inanıyordu... O günden beri, yüzyıllar boyunca müthiş bir mücadele olmuştur. Umutlar hala bilim adamlarında. Kepler ise bu umudu inancından elde etmişti.

GALİLEO GALİLEİ (1564 - 1642)

Galileo Galilei, teleskop kullanarak gökyüzüne bakan ilk kişidir. Galilei, hem Dünya'nın yuvarlak olduğunu söylemiş, hem de Ay'daki karanlık bölge, kraterler ve tepeleri ilk ortaya çıkaran kişi olmuştur. Bilime yaptığı bu büyük hizmetlerle tarihte önemli bir yeri olan Galilei, duyuları, konuşma yeteneğini ve zekayı insanlara verenin Allah olduğuna ve bunların en iyi şekilde kullanılması gerektiğine inanıyordu. Doğanın bir Yaratıcı tarafından tasarlandığının her haliyle açık olduğunu savunuyordu. "Tabiat hiç şüphesiz, Allah'ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir kitabıdır" diyen Galilei, Allah'ın Kitapları ile yarattıkları arasında hiçbir çelişki olamayacağını, çünkü her birini Allah'ın yarattığını söylüyordu.
ISAAC NEWTON (1642-1727)

Tüm zamanların en büyük bilim adamı olarak kabul edilen Newton, hem matematikçi hem de fizikçiydi. Newton'un bilime yaptığı büyük hizmetler hatırlanacak olursa; bunlardan en önemlisi yerçekimi kanununun keşfidir. Newton, kuvvet ve ivme arasındaki mükemmel ilişkiyi kütle kavramı ile bağdaştırmış, etki ve tepki prensibini bulmuş, bileşke kuvvetlerin sıfır olması halinde hareketli cisimlerin hızının hiç değişmeyeceği tezini ortaya atmıştır. Newton'un hareket yasaları, 4 yüzyıldır en basit mühendislik hesaplarından, en karmaşık teknolojik projelere kadar her alanda uygulanmaktadır. Newton'un sadece çekim konusunda değil, mekanik ve optik gibi temel konularda da çok önemli buluşları olmuştur. Işığın 7 rengini keşfeden Newton, böylece optik adı verilen yepyeni bir bilim dalının da temelini atmıştır.

Newton bilimde çığır açan bu buluşlarının yanı sıra, ateizmi reddeden, Yaratılış'ı savunan ciddi eserler yazmış, "Yaratılış tek bilimsel açıklamadır" düşüncesini savunmuştur. Newton, mekanik evrenin kendi deyimiyle "bu hiç durmaksızın çalışan dev saatin" ancak güçlü ve üstün akıl sahibi bir Yaratıcının eseri olabileceği gerçeğine inanıyordu.

Newton, bilimsel araştırmalarını yapma gayretinin ardındaki sebebi Principia Mathematica adlı eserinde şu sözlerle ifade etmiştir:

"Bizler Allah'a muhtaç, aciz kullar olarak, kendi aklımıza göre Allah'ın aklının büyüklüğünü ve yüceliğini görmeli ve O'na teslim olmalıyız.

Allah sonsuz ve mutlaktır; gücü sınırsızdır ve herşeyden haberdar olandır; varlığı sonsuzluğa dayanır; herşeyi yönetir, yapılan ve yapılacak olan herşeyi bilir. O sonsuz ve sınırsızdır; ... Daimidir ve vardır; Varlığı daimidir, her yerde mevcuttur; her zaman ve her yerde var olmasıyla O, tüm zamanı ve aralıklarını yaratır."

GEORGE LEMAITRE (1894-1966)

George Lemaitre evrenin yaratılışını ifade eden Big Bang teorisini ortaya atmıştır. Lemaitre, evrenin bir başlangıcı ve sonu olduğunu, bunun da pek çok insanın Allah'a inanmasında önemli bir rol oynadığını savunmuştur. Aynı zamanda bir din adamı olan Lemaitre, dinin ve bilimin insanlığı aynı gerçeklere ulaştıracağına inanıyordu.

Wernher Von Braun (1912-1977)


Wernher von Braun, dünya çapında tanınan en popüler uzay bilimcilerden biridir. Wernher von Braun, II. Dünya Savaşı sırasında ünlü V-2 roketlerini geliştirerek Alman roket mühendisliğine önderlik etmiştir.

NASA'nın direktörlüğünü de yapan Dr. Braun, aynı zamanda güçlü bir inanca sahip dindar bir bilim adamıydı. Yaratılış ve doğadaki tasarım için şöyle demişti:

"İnsan eliyle uzayda uçmak şaşırtıcı bir başarı ama uzay, kapılarının çok az bir kısmını insanlara açıyor. Bu delikten evrenin geniş esrarına bakmak, Yaratıcıya olan kesin inancımızı onaylıyor. Evreni var eden üstün bir Aklı tanımayan bir bilim adamını ve gelişen bilimi reddeden bir din adamını anlamakta güçlük çekiyorum."

Wernher von Braun, Mayıs 1974'te yayınlanan bir makalesinde şöyle diyordu:

"İnsan, tasarım ve amaç olmadan, evrenin kanunu ve düzeni ile bırakılamaz. Evrenin ve onun barındırdığı herşeyin şaşırtıcı yönlerini daha iyi anladıkça, zaten bu amaçla yaratılan tasarımda hayrete düşülecek çok daha fazla neden bulmuş olduk... Tek sonuca inanmaya zorlanmakla -yani evrendeki herşeyin tesadüfen oluştuğuna inanmaya zorlanmakla- bilimin tarafsızlığı ihlal edilmiş olur... Rastgele meydana gelen hangi işlem bir insanın beynini veya bir insan gözünün sistemini oluşturabilir?..."
Albert Einstein ( 1879-1955 )

20. yüzyılın en önemli bilim adamı olan Albert Einstein aynı zamanda Allah'a olan inancıyla da tanınmaktadır. Bilimin dinsiz olamayacağını savunan Einstein'ın din ve bilimle ilgili bir sözü şöyledir:

"Derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. Bu durum şöyle ifade edilebilir: Dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır."

Einstein, evrenin tesadüflerle oluşamayacak kadar harika bir düzene sahip olduğuna ve evrenin Üstün Akıl sahibi bir Yaratıcı tarafından yaratıldığına inanıyordu.

Yazılarında Allah'a olan inancından sıkça söz eden Einstein için, evrendeki doğal düzenin harikalığı son derece önemliydi. "Dinsiz bir bilim topaldır;" sözleriyle Einstein, dinle bilimin nasıl ayrılamaz bir bütün olduklarını ifade etmiştir.

Einstein, "Tabiatı araştıran herkesin içinde bir çeşit dini saygı" olduğunu belirtmiş ve şöyle demiştir:

"Bilimle ciddi şekilde uğraşan herkes tabiat kanunlarında bir ruhun, insanlardan daha üstün bir ruhun olduğuna ikna olur. Bu yüzden bilimle uğraşmak, insanı dine götürür."

Einstein'in dine bakış açısını, aşağıdaki sözlerinde de görmek mümkündür:

"Din duygusu ne zaman kaybolsa, bilim, ilhamı olmayan bir deneyciliğe dönüşüyor."

Günümüzün İman Eden Bilim Adamları

Michael J. Behe

Evrenin ve tüm canlıların akıllı bir tasarımın ürünü olduklarını savunan ünlü bilim adamlarından bir diğeri de Michael J. Behe'dir. Behe, Pennsylvania'da Lehigh Üniversitesi'nde biyoloji profesörüdür. The New York Times ve Boston Review gibi ünlü gazetelerde pek çok makalesi yayımlanan Behe, Darwin's Black Box (Darwin'in Kara Kutusu) isimli kitabın da yazarıdır. Evrim teorisinin biyoloji açısından kabul edilmesi imkansız bir teori olduğunu kanıtlayan bu kitap, uluslararası alanda 80'den fazla baskı yapmıştır.

Behe, "indirgenemez komplekslik" adını verdiği bir kavramla evrim teorisinin imkansızlığını kanıtlamaktadır. Bu fikre göre, canlı bedenlerindeki pek çok organ, pek çok farklı parçanın birarada ve uyum içinde çalışmasıyla işlev görmektedir. Eğer bir parça işlevini kaybederse bu bütün organizmaya yansıyacak ve canlı fonksiyonlarını yitirecektir. Bu yüzden tesadüfi ya da aşamalı bir varoluşun söz konusu olması mümkün değildir.

Michael Behe, Darwin'in Kara Kutusu isimli kitabında şöyle demektedir:

"Bunlar doğanın kanunları tarafından, tesadüfler sonucu veya bir ihtiyaçtan dolayı tasarlanmamıştır; aslında bunlar önceden planlanmıştır. Tasarımı yapan ise, sistemlerin en son halinin nasıl olacağını en iyi şekilde bilmektedir; bu nedenle sistemlerin oluşacağı her adım da planlanmıştır. Yeryüzündeki hayat da en basit örneğinden en kritik parçalarına kadar, bu akıllı dizaynın sonucudur. Akıllı dizaynın sonucu aslında tüm gerçekliğini kendi içinde barındırmaktadır. Biyokimyasal sistemlerin akıllı bir tasarımcının eseri olduğunu anlamak için, yeni bir prensibe dayalı mantık veya bilim de gerekmemektedir. Son kırk yıl içinde biyokimya dalında yapılan çalışmalar zaten bu gerçeği görmeye yeterlidir ve ortaya konanlar da günlük hayatımızda rastladığımız unsurlardır."

Dr. Allan Sandage
Günümüzün en tanınmış gök bilimcisi olan Dr. Allan Sandage, sonradan dini kabul eden bir bilim adamıdır. 1998 yılında "Bilim Allah'ı Buluyor" kapak konulu Newsweek dergisine verdiği röportajda Sandage, dini kabul etmesini şöyle açıklıyordu:

"Beni bu sonuca götüren, dünyanın bilimle anlaşılamayacak kadar karmaşık olmasıydı. Varoluşun sırrını anlayabilmem ancak imanla mümkün."

Philip Johnson

Chicago Üniversitesi'nde hukuk profesörü olan Johnson, evrim teorisinin ideolojik yanını içeren pek çok araştırmanın da sahibidir. Johnson bu konuda Darwin on Trial, Reason in the Balance, Objection Sustained isimli kitapları başta olmak üzere pek çok makalenin de yazarıdır. Evrim teorisine karşı verdiği büyük mücadele ile tanınan Johnson, aynı zamanda Allah'a iman eden bir bilim adamıdır. Johnson'ın Allah inancını ifade ettiği sözlerinden bazıları şöyledir:

"Dindar biri olarak Allah'ın varlığına ve yaratıcılığına inanıyorum."

"... Materyalist evrime meydan okumayı ilerletmek istiyorum. Gelin Yaratanın etrafında birleşelim."



--------------------------------------------------------------------------------

mercek dergisinden alınmıştır
xlark tades
ALINTI
Newton, Kepler, Leonardo da Vinci, Einstein gibi bilim tarihine yön veren ünlü bilim adamları yaptıkları gözlemler ve araştırmalar sonucunda evreni yaratanın Allah olduğunu ve herşeyin Allah'ın hakimiyetinde olduğunu savunmuşlardır. Dahası, bilimin temel prensipleri inançlı kişiler tarafından ortaya atılmış ve çağdaş bilimin doğuşunda dinin önemli bir rolü olmuştur.

Bilimle uğraşan, yeni keşifler yapan bir bilim adamı, aslında Allah'ın yarattığı sanatı derinlemesine inceleyen, ondaki detayları fark etmeye ve yakalamaya çalışan kişidir. İşte bu nedenle, dinle bilim ayrılmaz bir bütündür ve bilim adamı da, Allah'ın sonsuz gücünü, sanatını, yaratmasındaki benzersizliği ortaya koyan kişidir. Bu yüzden sanılanın aksine bilim adamları Allah'ın varlığını, birliğini en çabuk fark eden kişilerdendir.


Aynen katılıyorum...
Allah bilme konu olan herşeyi kendisinin bilinmesi için yaratmıştır..
Bilim insanları Allaha götüren bir vasıtadır..
Bir çok ayet-i Kerimede bu açık açık vurgulanmıştır..
Bu düşünmeye tefekkür yani fikretme diyoruz..
Tefekkür farzdır..

VATAN(*
Bir atom düşünelim bu atomun çevresinde aynı hızla ve değişik yörüngelerde elektron spinleri vardır.

Bu atom içinde e=p olması kararlı olmasını sağlamaktadır. İnsan bile kararlı atomlardan müteşekkildir.
Biz insanın kararsız bir dizi atomdan oluşabileceğini aklımıza bile getiremeyiz. Dağılacaktır.
Bir atom n bombardımanına maruz bırakılınca ve atomdan bir tane p koparıldığında ortaya çıkan enerji atom bombasıdır. (Tabi daha fazla miktarları) Bu atomlar ışıma yapıp durular. Ama dış müdahale olmaksızın atom parçalara ayrılmaz. Ayrılsa idi insanoğlu yok olurdu.

Bugün bile atoma hükmetmek sınırlı alanda mümkündür. (Nano teknoloji) Bağ yapıları veya sıralanmaları ile oynanabilmektedir.


Dolayısıyla Allaha iman edecek Atomun içindeki sırra bakmalıdır. wink.gif

Rab ayetlerinde dediği gibi elbette anlamak isteyen için mucizeleri çoktur.



Saygı ile....
yam_yam
Çok güldüm bu yazıya yahu... Özellikle Einstein'in "Allah" inancına... Einstein müslüman olmuş da bizim haberimiz yok... Acaba Einstein Allah'ı hangi formülünün neresine koymuş? Bu biraz yabancı çizgi filmlere müslüman motifler ilave etmeye benzemiş. Madem bu insanların dini inancına çok güveniyorsunuz, beyler bu insanların hemen hepsi Hristiyandır. Ne olacak şimdi? Hristiyan mı olacaksınız?



xlark tades
ALINTI
20. yüzyılın en önemli bilim adamı olan Albert Einstein aynı zamanda Allah'a olan inancıyla da tanınmaktadır. Bilimin dinsiz olamayacağını savunan Einstein'ın din ve bilimle ilgili bir sözü şöyledir:

"Derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. Bu durum şöyle ifade edilebilir: Dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır."

Einstein, evrenin tesadüflerle oluşamayacak kadar harika bir düzene sahip olduğuna ve evrenin Üstün Akıl sahibi bir Yaratıcı tarafından yaratıldığına inanıyordu.

Yazılarında Allah'a olan inancından sıkça söz eden Einstein için, evrendeki doğal düzenin harikalığı son derece önemliydi. "Dinsiz bir bilim topaldır;" sözleriyle Einstein, dinle bilimin nasıl ayrılamaz bir bütün olduklarını ifade etmiştir.

Einstein, "Tabiatı araştıran herkesin içinde bir çeşit dini saygı" olduğunu belirtmiş ve şöyle demiştir:

"Bilimle ciddi şekilde uğraşan herkes tabiat kanunlarında bir ruhun, insanlardan daha üstün bir ruhun olduğuna ikna olur. Bu yüzden bilimle uğraşmak, insanı dine götürür."

Einstein'in dine bakış açısını, aşağıdaki sözlerinde de görmek mümkündür:

"Din duygusu ne zaman kaybolsa, bilim, ilhamı olmayan bir deneyciliğe dönüşüyor."


Sayın yamyam, ben gülecek birşey göremiyorum bu yazıda..??
Ayrıca Einstein'in müslüman olduğu yazmıyor..
Demekki okumuyorsunuz..
Allaha inan herkes müslümandır diye bir kayıtmı var..
Hıristiyan yada musevi olamazmı..?


Saygılar..
yam_yam
ALINTI(xlark tades @ Aug 29 2006, 04:47 PM) [snapback]340305[/snapback]

Sayın yamyam, ben gülecek birşey göremiyorum bu yazıda..??
Ayrıca Einstein'in müslüman olduğu yazmıyor..
Demekki okumuyorsunuz..
Allaha inan herkes müslümandır diye bir kayıtmı var..
Hıristiyan yada musevi olamazmı..?
Saygılar..


"Allah" İslam'ın tanrısının adıdır. Ne hristiyanlar, ne de yahudiler inandıkları tanrı için bu ismi kullanmazlar. Einstein'in Allah'a olan inancından bahsedilmiş. Halbuki kullanılması gereken söylem "bir yaratıcıya inanıyor" olmalıydı. "Allah" ifadesi kasıtlı kullanılmış.
xlark tades
ALINTI
"Allah" İslam'ın tanrısının adıdır. Ne hristiyanlar, ne de yahudiler inandıkları tanrı için bu ismi kullanmazlar. Einstein'in Allah'a olan inancından bahsedilmiş. Halbuki kullanılması gereken söylem "bir yaratıcıya inanıyor" olmalıydı. "Allah" ifadesi kasıtlı kullanılmış.


O ifade etmek içindir.. ve kendisi tanrı sözcüğünü kullanmak istemediği için öyle yazmış..
Fakat bu yazıda Einstein'in bir yaratıcı inancının olduğu anlaşılmalıdır..


Saygılar...
CYRANO
"Yarattıklarını ödüllendiren ve cezalandıran ya da bizim istencimiz gibi bir istenci olan Tanrı'yi tasavvur edemem"

"Tek Tanrı, evrendir"


"Benim Tanrim Spinozanin Tanrısıdır " Albert Einstein

Albert Einstein panteisttir

panteizm ise "evrendeki herşeyi tanrı olarak gören görüş" tür.

Neyse Einstein'in ne söylediği önemli değil. Hemen Harun Yahya'nın sitelerine bakmak lazım Orda Einstein Allah'a inanırdı diyorsa kesin öyledir.

Einstein kendisinin Allah'a inanıp inanmadığını, Harun Yahya'dan iyi bilecek değil ya smile.gif
xlark tades
Kaynağımızın H.Y olduğunu kim söyledi...
Sizin siteleremi bakalım arkadaşım..?
Siz bizim kaynaklarımıza güvenmiyorsunuz, bizde sizin kaynaklarınıza güvenmiyoruz..
Nereye kadar gidecek bakalım..
Devam..smile.gif
CYRANO
benim yazdıklarımın kaynağı Einstein'in kendisi.

ama siz, panteizmden, evren tanrıcılığında, tüm tanrıcılıktan Allah inancı çıkarabiliyorsanız. devam edin.

Einstein tanrı demiş, demişte adamın tanrısı Spinozanin Tanrısı.

ama oradan Einstein'in Allah inancına sahip olduğunuda söylerseniz. geriye bir üstüne tüy dikmediğiniz kalır.



xlark tades
ALINTI
"Derin bir imana sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. Bu durum şöyle ifade edilebilir: Dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır."


Arkadaşım dikkat edersen dinden bahsediyor..
CYRANO
Allah Allah,

paganizm din değil mi?

budizm din değil mi ?

Putperestlik din değil mi ?

Şamanizm din değil mi ?

zerdüştlük din değil mi?

dünyada sadece ilahi dinler mi var.

İman kelimesi orada çevirenin iradi yazdığı bir şey. Zira onun karşılığı olan "Belief" kelimesinin birincil anlamı, güven dir ondan sonra inanç tır.

"Tek Tanrı, evrendir"

"Benim Tanrim Spinozanin Tanrısıdır "

adam dininide , tanrısınıda söylemiş ne olduğunu.
xlark tades
ALINTI
"Bilimle ciddi şekilde uğraşan herkes tabiat kanunlarında bir ruhun, insanlardan daha üstün bir ruhun olduğuna ikna olur. Bu yüzden bilimle uğraşmak, insanı dine götürür."


Peki bu ne cyrano..
Buradan kastedilen ruh ne..?
Ayrıca üç farlkı panteizm vardır...
Einstein'in panteist olduğu hakındaki görüş, belki onun her varlıkta Allah'ın tecellisini, varlığı birliğini kudretini görmesinden dolayı sarfettiği sözlerden dolayıdır..
Eğer elinde kaynak varsa einstein'in panteist olduğunu daha açık yazarsan sevinirim..

Saygılar..
CYRANO
Tüm batıl dinlerde, tapınılan tanrılar birer ruhtur. İster toteme tapan kızılderili olsun, ister arap putperestleri olsun, ister zeus, apollo, buda heykellerine tapanlar olsun. Taptıkları şey putun kendisi değil. Onun simgeleştirdiği ruhtur.

üç panteizm yoktur, panteizmin üç parçası vardır. ama üç parçanında ister teolojik ister idealist ister tabiatçı olsun. Ortak noktaları, yaratan ve yaratılan olmadığını tanrı dediğimiz şeyin evrenin tüm parçalarından birleşen bir ruh olduğunu savunur. Yani panteizme göre evren yoksa tanrıda yoktur. tanrı bağımsız bir şey değildir.

zaten panteizm kelimeside Pantheon dan türemiştir. Yani antik romada var olan bütün tanrıların birliğinden.

Einstein panteist olduğunu, ve panteizmin hangi görüşüne yakın olduğunu açıkça ifade etmiştir.

"Benim tanrım spinozanin tanrısıdır.

Tek tanrı evrendir

Yarattıklarını ödüllendiren ve cezalandıran ya da bizim istencimiz gibi bir istenci olan Tanrı'yi tasavvur edemem"

bu sözler aynı zamanda panteizmin temel ilkeleridir.
xlark tades
Alahın varlığı hakkında panteist yaklaşımlarda bulunan müslümanlarda var..
Bu konudakai paradigmaları Allah'ın bazı sıfatlarıdır..
Einstein'in bir panteist değil ancak Allah'ın varlığını başka türlü anlayan ve anlatan bir bilim adamı olduğunu düşünüyorum..
Yani, bir yaratıcı inancı vardı..
Arkadaşımızın einstein'e ait yazmış olduğu sözlerden benim anladığım bu...


Saygılar..
lioncub
Selam,
Yazdiklariniza tamamen katiliyorum, daha da detaylandirilabilir ancak gerekte yok, cunku Yaradan aklini kullanan herkese butun delillerini/ayetlerini acik secik sunuyor.
Ben arap ulkelerinden birinde calisiyorum. Yani dilleri arapca olan, Kur'an'i kendi dillerinde okuyan insanlarla. Bende Kitab'i kendi dilimde(turkce) okuyorum. Birsey paylasmak istedim sizinle;
Gecenlerde Kitab'i okurken surah AL-ALA 87:4/5 "O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış cercope(kusmuk gibi)çevirendir";
Ararpca akhrajal mar'a -yesil bitki ortusu- hayvanlarin yedigi bitkiler; gusaa'an ahwa-kusmuk gibi kararmis copluk
Burada bize (bence)petrol den bahsediyor. Dedigim gibi suphesiz Allah herseyi tam bilendir. Burdaki araplara sordugumda bunun arapcasinin ne anlama geldigini pek anlayamadilar. Demek istedigim, Kitap herseyi acikca yazmakta, bunu da tekrar tekrar bize soylemekte. Butun yazilanlar " ..ancak akil sahipleri anlar.." icindir.
Yine gecenlerde bilim adamlari uzayda " kara madde" nin varligini ispatlayan resimler cektiler. Buununla uzayin bir bosluk olmadigini anliyoruz. Dunyamizi etrafimizi saran hava gibi, uzayda 'Bir' seyle dolu.Varligimizin BIR sey etrafinda dondugunu anlamamak/gorememek ahmaklik.
Einstein' in en son calismasi-gerci butun hayatini buna adadi- butun kanunllari birlestirecek bir formul bulmakti. Quantum fizigi, cekim kanunlariyla cakismiyor. Amaci, bunlari birlestirecek bir formul bulmakti, ama omru yetmedi. Stephan Hawkins bunu uzerinde calisiyor, ama Allah'in izni olmadikca ulasamayacak.
Daha uzun konusmak isterim, akil ve ilim sahipleriyle. PAylasmak istedigim cok sey var, ama soylenecek baska soz bulamiyorum 'Allah'in selami uzerinize olsun'dan baska..
Selam
abatigun
ALINTI(yam_yam @ Aug 29 2006, 09:08 AM) [snapback]339897[/snapback]

Çok güldüm bu yazıya yahu... Özellikle Einstein'in "Allah" inancına... Einstein müslüman olmuş da bizim haberimiz yok... Acaba Einstein Allah'ı hangi formülünün neresine koymuş? Bu biraz yabancı çizgi filmlere müslüman motifler ilave etmeye benzemiş. Madem bu insanların dini inancına çok güveniyorsunuz, beyler bu insanların hemen hepsi Hristiyandır. Ne olacak şimdi? Hristiyan mı olacaksınız?



dikkat ediyosanız bir yaratıcının varlığına inanıyor, direk din ismi verilmiyor.
politika
Kur'anda Bilimle ilgili sayisiz ayetler olduguna göre Bilimin dini reddetmeside olanaksizdir,

saygilarla clover.gif

ALINTI(yam_yam @ Aug 28 2006, 11:08 PM) [snapback]339897[/snapback]

Çok güldüm bu yazıya yahu... Özellikle Einstein'in "Allah" inancına... Einstein müslüman olmuş da bizim haberimiz yok... Acaba Einstein Allah'ı hangi formülünün neresine koymuş? Bu biraz yabancı çizgi filmlere müslüman motifler ilave etmeye benzemiş. Madem bu insanların dini inancına çok güveniyorsunuz, beyler bu insanların hemen hepsi Hristiyandır. Ne olacak şimdi? Hristiyan mı olacaksınız?

Sayin Yamyam,düsüncelerinize tabiiki saygiliyim,ama yinede dostca bir teklifte bulunup,size Hristiyanligin,Museviligin vede Islam olmanin ne oldugunu ögrenin desem herhalde bana kizmazsiniz,cünkü Islamiyet yani müslüman olmakla,Hristiyanlik ve musevilik cok farkli kavramlardir,Allah'in tek olduguna dogurmadigina,yiyip icmedigine, sonu ve baslangici olmadigina inanan herkes müslümandir.Bu hristiyan ve musevi olmaktan cok öte bir keyfiyettir.umarimki bu kavramlar üzerinde samimi olarak etüdler yapacaksinizdir,tabiiki eger gerceklere ulasmak istiyorsaniz.

saygilarla smile.gif
yam_yam
ALINTI(politika @ Oct 18 2006, 03:47 PM) [snapback]396249[/snapback]

Kur'anda Bilimle ilgili sayisiz ayetler olduguna göre Bilimin dini reddetmeside olanaksizdir,


Bu safsatalara zamanında gerekli cevaplar verildi...

ALINTI(politika @ Oct 18 2006, 03:47 PM) [snapback]396249[/snapback]

Sayin Yamyam,düsüncelerinize tabiiki saygiliyim,ama yinede dostca bir teklifte bulunup,size Hristiyanligin,Museviligin vede Islam olmanin ne oldugunu ögrenin desem herhalde bana kizmazsiniz,cünkü Islamiyet yani müslüman olmakla,Hristiyanlik ve musevilik cok farkli kavramlardir,Allah'in tek olduguna dogurmadigina,yiyip icmedigine, sonu ve baslangici olmadigina inanan herkes müslümandir.Bu hristiyan ve musevi olmaktan cok öte bir keyfiyettir.umarimki bu kavramlar üzerinde samimi olarak etüdler yapacaksinizdir,tabiiki eger gerceklere ulasmak istiyorsaniz.

saygilarla smile.gif


Ben o etüdleri yapalı çok oldu arkadaşım...
xlark tades
"din duygusu ne zaman kaybolsa bilim, ilhamı olmayan bir deneyciliğe dönüyor" (Letter to Maurice Solovine, 1 Ocak 1951; Einstein Archive 21-174, 80-871, s. 119.)

"dinsiz bir bilim topaldır" (Albert Einstein, Science, Philosophy, And Religion: A Symposium,- 1941, ch1.3)


Saygılar..
lioncub
Selam ve Baris uzerinize olsun.
Su asagidaki sayfayi sizinle paylasmak istedim, ve burdan bir bolumu de Allah izin verdigi kadar turkceye cevirmeye calisacagim.
Burda sunu demek istiyorum; Ey akillarini, Yuce YAratana (hasa) alternatif aramak icin kivrim kivrim kullanan arkadaslar; kendinize gelin. Hersey bir olcuye, belli oranlara ve O'nun kanunlarina gore ve yine O'nun istedigi sekilde yaratilmistir. YAratilmislari kendinize onculer, idealler veya (adini bile koymayi beceremediginiz) kaynaklar edinmeyin.Bilinmeyen ve bilinemeyecek seylerin uzerine odaklanip kendinizi ve cevrenizdekileri yoldan cikarmayin. Allah'a siginmaktan hicbir zaman cekinmeyin, O'nun bagislayiciligina siginmaktan korkmayin/utanmayin. Allah'a sigindiginiz her zaman O'nu yaninizda bulacaksiniz....

Allah'in selami ve barisi hepinizin uzerine olsun,
crullas@hotmail.com

************

Profesor Tejasen - Chiang Mai Unoversitesi Anatomi bolum baskani
Riyad/Saudi 8. Tip Konferansi sirasinda ayaga kalkip soyle konusur:
"Son 3 yildir Kur'an la ilgilenmeye basladim. Calismalarimdan ve bu konferans sirasinda ogrendiklerimden sonra inaniyorumki 1400 sene once Kur'an da kaydedilen hersey dogru olmak zorundadir-gercektir- ve bugun bilimlede ispatlanabilir. Peygamber Muhammed(sav) yazip okuyamadigina gore, kendisi de bu Gercegi gonderenin elcisi olmak zorundadir, ki bu gercek kendisine bir aydinlanma olarak gercek YAratan'dan indirilmistir. Bu yaratan, Tanri olmalidir ki bu yuzden simdi " Allah'tan baska tanri yoktur, ve Muhammed(sav) O'nun kulu ve elcisidir" demek zamanidir......"

Original yazi-Professor Tejatat Tejasen is the Chairman of the Department of Anatomy at Chiang Mai University, Chiang Mai, Thailand. Previously, he was the Dean of the Faculty of Medicine at the same university. During the Eighth Saudi Medical Conference in Riyadh, Saudi Arabia, Professor Tejasen stood up and said:

“During the last three years, I became interested in the Quran . . . . From my study and what I have learned from this conference, I believe that everything that has been recorded in the Quran fourteen hundred years ago must be the truth, that can be proved by the scientific means. Since the Prophet Muhammad could neither read nor write, Muhammad must be a messenger who relayed this truth, which was revealed to him as an enlightenment by the one who is eligible [as the] creator. This creator must be God. Therefore, I think this is the time to say La ilaha illa Allah, there is no god to worship except Allah (God), Muhammadur rasoolu Allah, Muhammad is Messenger (Prophet) of Allah (God). Lastly, I must congratulate for the excellent and highly successful arrangement for this conference . . . . I have gained not only from the scientific point of view and religious point of view but also the great chance of meeting many well-known scientists and making many new friends among the participants. The most precious thing of all that I have gained by coming to this place is La ilaha illa Allah, Muhammadur rasoolu Allah, and to have become a Muslim.” (View the RealPlayer video of this comment)

After all these examples we have seen about the scientific miracles in the Holy Quran and all these scientists’ comments on this, let us ask ourselves these questions:

· Could it be a coincidence that all this recently discovered scientific information from different fields was mentioned in the Quran, which was revealed fourteen centuries ago?

· Could this Quran have been authored by Muhammad, may God praise him, or by any other human being?

The only possible answer is that this Quran must be the literal word of God, revealed by Him.
[color=#3333FF]
idam-mahkumu
ALINTI(la_bohéme @ Oct 21 2006, 05:43 AM) [snapback]398047[/snapback]

siz bu sozleri nerden buluyorsunuz bilmiyorum ama benim baktigim sitelerde hep tersi
yaziyo sayin yam_yam sizde bir bakin bir hatam varsa duzeltin lutfen

-http://www.stephenjaygould.org/ctrl/einstein_religion.html-
burdada
derken ona gore buradada tanri zarla oynamiyo.....



tabiki senin baktığın siteler sizin gibi düşünenlerin sitesi . tabiki başka birşey yazcak. karalayacak ya

adam karşı çıktığı bir şeyi doğrulayacak bir yazı yazmayacak herhalde
Tengeriin boşig
ALINTI(CYRANO @ Sep 3 2006, 02:15 AM) [snapback]345705[/snapback]

benim yazdıklarımın kaynağı Einstein'in kendisi.

ama siz, panteizmden, evren tanrıcılığında, tüm tanrıcılıktan Allah inancı çıkarabiliyorsanız. devam edin.

Einstein tanrı demiş, demişte adamın tanrısı Spinozanin Tanrısı.

ama oradan Einstein'in Allah inancına sahip olduğunuda söylerseniz. geriye bir üstüne tüy dikmediğiniz kalır.


Konuda tam bir açıklık yok ama, Einstein'in Allah inancına sahip olduğu iddiası, Tasavvuf'un "Tanrı-Evren-İnsan" birliğinden kaynaklı (Panteizmin İnanç boyutu) olabilir... Einsten tabii ki Müslüman değildi ancak belki diyorum, O'nun Pantesit inancı, "Tanrı-Evren-İnsan" inancı ile örtüşüyo olabilir... Tabi iki üç sözüne bakarak kendisinin inancını tartamayız. Benimki sadece bi görüş... Sonuçta panteizm ile Tasavvuf birbiri ile örtüşüyo yada benziyo... Belki arkadaşlar bunu göz önünde bulundurarak öyle bi yorum yapmışlardır... Hemen katı olmamak lazım...

Saygılarımla...
CYRANO
ALINTI(Tengeriin boşig @ Dec 4 2006, 05:49 PM) [snapback]430044[/snapback]

Konuda tam bir açıklık yok ama, Einstein'in Allah inancına sahip olduğu iddiası, Tasavvuf'un "Tanrı-Evren-İnsan" birliğinden kaynaklı (Panteizmin İnanç boyutu) olabilir... Einsten tabii ki Müslüman değildi ancak belki diyorum, O'nun Pantesit inancı, "Tanrı-Evren-İnsan" inancı ile örtüşüyo olabilir... Tabi iki üç sözüne bakarak kendisinin inancını tartamayız. Benimki sadece bi görüş... Sonuçta panteizm ile Tasavvuf birbiri ile örtüşüyo yada benziyo... Belki arkadaşlar bunu göz önünde bulundurarak öyle bi yorum yapmışlardır... Hemen katı olmamak lazım...

Saygılarımla...


arkadaşım ilahi dinlerde olsa, batıl dinlerde olsa elbette bütün dinlerin birbirine benziyen yanları vardır. Yani aklımıza hangi iki din gelirse gelsin ( ilahi olsun yada batıl olsun) birbirleyine benziyen yanlarını bulmak mümkündür. Ama buradan vardığınız sonucun çıkmasıda imkansız.

Panteizm herşeyden önce Tanrıların birliği demektir kelime olarak. Ve çok tanrılı dinlerden doğmuştur. Panteizm Romanın bütün tanrılarına birde ibadet yapılmak için kurulan ibadethanalerden çıkmıştır. Panteizmin tanrı inancıyla, İlahi dinlerin tanrı inancını kıyaslamak bile büyük hata olur.

Kaldı ki bu dinlerin birbirinden temel ayrıştırıcı noktası tek tanrılı yada çok tanrılı olmalarıdır.

Kısacası çok tanrılı bir dinin mensubu için Allah inancına sahiptir demek, algı anlayış veya mantık olayı değildir.

Neresinden bakarsanız bakın. Panteist Einstein'da Allah inancı bulamazsınız. Einstein'İn mensubu olduğunu söylediği dinin tanrıları ; Zeus, Hera, İsis, Ares, Herkül, Eros vs dir. Panteizm tüm bu tanrıları ortak potada eriten bir dindir.

Ha bunu iddia eden arkadaşların dayandığı nokta nedir? şöyle ki diyelim Einstein "Tanrı" kavramını kullanmış. Bunu Mercek dergisi, vs nin belgesel dublajlarında "Yaratan" olarak çevrilir sonra "Allah" olarak çevrilir. Bunu izleyende bak abi Einstein'in Allah inancı varmış der.

Tıpkı Mesaj TV de yayınlana kovboy filminde Kızılderilinin oğluna nasihat ederken şöyle demesi gibi

"Allah'tan başka tanrıya tapma. Sana ancak Yüce Allah yol gösterebilir"

Tabi kızılderililer toteme taparlar ama ne önemi var smile.gif

Beni üzen şey ise komik, gereksiz ve yıpratıcı argümanlarla bazı insanların ve kurumların sözde İslamiyet'i savunma misyonu üstlenmiş olmaları. ne gerek var bunlara, hurafelere yalanlara. Çocukluğumuzdan beri duyarız

Armstrong ayda ezan sesi duymuş müslüman olmuş ( Armstrong'a sorulmuştur, soran türk gazeteciye ilk defa böyle bir şey duyuyorum demiştir)

Kaptan Kusto Müslüman olmuş. (Kaptan kusto vasiyeti üstüne hristiyan inancına göre gömülmüştür)

Şimdide bu mu yani Einstein Allah'a inanırdı.

insanlarda hurafe merakı ne zaman bitecek merak ediyorum gerçekten.
njeen
"Ne hazin bir çağda yaşıyoruz ki bir önyargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha zordur" (Albert Einstein)

Sizce de önyargılarınızdan kurtulduktan sonra buraya birşeyler yazmak gerekmez mi?
Tengeriin boşig
ALINTI(CYRANO @ Dec 5 2006, 09:12 AM) [snapback]430282[/snapback]
arkadaşım ilahi dinlerde olsa, batıl dinlerde olsa elbette bütün dinlerin birbirine benziyen yanları vardır. Yani aklımıza hangi iki din gelirse gelsin ( ilahi olsun yada batıl olsun) birbirleyine benziyen yanlarını bulmak mümkündür. Ama buradan vardığınız sonucun çıkmasıda imkansız.

Panteizm herşeyden önce Tanrıların birliği demektir kelime olarak. Ve çok tanrılı dinlerden doğmuştur. Panteizm Romanın bütün tanrılarına birde ibadet yapılmak için kurulan ibadethanalerden çıkmıştır. Panteizmin tanrı inancıyla, İlahi dinlerin tanrı inancını kıyaslamak bile büyük hata olur.

Kaldı ki bu dinlerin birbirinden temel ayrıştırıcı noktası tek tanrılı yada çok tanrılı olmalarıdır.

Kısacası çok tanrılı bir dinin mensubu için Allah inancına sahiptir demek, algı anlayış veya mantık olayı değildir.

Neresinden bakarsanız bakın. Panteist Einstein'da Allah inancı bulamazsınız. Einstein'İn mensubu olduğunu söylediği dinin tanrıları ; Zeus, Hera, İsis, Ares, Herkül, Eros vs dir. Panteizm tüm bu tanrıları ortak potada eriten bir dindir.

Ha bunu iddia eden arkadaşların dayandığı nokta nedir? şöyle ki diyelim Einstein "Tanrı" kavramını kullanmış. Bunu Mercek dergisi, vs nin belgesel dublajlarında "Yaratan" olarak çevrilir sonra "Allah" olarak çevrilir. Bunu izleyende bak abi Einstein'in Allah inancı varmış der.

Tıpkı Mesaj TV de yayınlana kovboy filminde Kızılderilinin oğluna nasihat ederken şöyle demesi gibi

"Allah'tan başka tanrıya tapma. Sana ancak Yüce Allah yol gösterebilir"

Tabi kızılderililer toteme taparlar ama ne önemi var smile.gif

Beni üzen şey ise komik, gereksiz ve yıpratıcı argümanlarla bazı insanların ve kurumların sözde İslamiyet'i savunma misyonu üstlenmiş olmaları. ne gerek var bunlara, hurafelere yalanlara. Çocukluğumuzdan beri duyarız

Armstrong ayda ezan sesi duymuş müslüman olmuş ( Armstrong'a sorulmuştur, soran türk gazeteciye ilk defa böyle bir şey duyuyorum demiştir)

Kaptan Kusto Müslüman olmuş. (Kaptan kusto vasiyeti üstüne hristiyan inancına göre gömülmüştür)

Şimdide bu mu yani Einstein Allah'a inanırdı.

insanlarda hurafe merakı ne zaman bitecek merak ediyorum gerçekten.


Bakın kesinlikle Panteizm ile Tek Tanrılı dinleri bağdaştırmak istemdim, kaldı ki Dini konularda bağdaşamayacakları ile ilgili yazılarımda var. Ben sadece böyle bir sanıdan yola çıkılmış olabileceklerini söylemek istedim... Sonuçta bu yanlış anlama genelde var. Mevlana'ya Panteist deniliyor (ki yanlıştır), Yunus'a Deist deniliyor (ki bu da yanlıştır)... Ben sadece mantıklarını söylemek istedim, benim görüşüm değildir yani... Umarım demek istediğimi anlatabilmişmdir... Saygılarımla...
gezgin95
.
Einstein, "bilinçli, kanun yapan bir tanrı"ya, inanmıyordu. Einstein'ın "tanrı" diye adlandırdığı şey doğa düzeniydi. Sözlerini saptıranların da yalancı olduğunu yazdı.


Einstein'ın 2 sözü, referanslarıyla:


“It was, of course, a lie what you read about my religious convictions, a lie which is being systematically repeated. I do not believe in a personal God and I have never denied this but have expressed it clearly. If something is in me which can be called religious then it is the unbounded admiration for the structure of the world so far as our science can reveal it.”

Albert Einstein, in a letter March 24, 1954; from Albert Einstein the Human Side, Helen Dukas and Banesh Hoffman, eds., Princeton, New Jersey: Princeton University Press, 1981, p. 43.

---------

“My position concerning God is that of an agnostic. I am convinced that a vivid consciousness of the primary importance of moral principles for the betterment and ennoblement of life does not need the idea of a law-giver, especially a law-giver who works on the basis of reward and punishment.”

Albert Einstein in a letter to M. Berkowitz, October 25, 1950; Einstein Archive 59-215; from Alice Calaprice, ed., The Expanded Quotable Einstein, Princeton, New Jersey: Princeton University Press, 2000, p. 216.
Tengeriin boşig
ALINTI(gezgin95 @ Jan 6 2007, 11:41 AM) [snapback]448516[/snapback]
.
Einstein, "bilinçli, kanun yapan bir tanrı"ya, inanmıyordu. Einstein'ın "tanrı" diye adlandırdığı şey doğa düzeniydi. Sözlerini saptıranların da yalancı olduğunu yazdı.


Einstein'ın 2 sözü, referanslarıyla:
“It was, of course, a lie what you read about my religious convictions, a lie which is being systematically repeated. I do not believe in a personal God and I have never denied this but have expressed it clearly. If something is in me which can be called religious then it is the unbounded admiration for the structure of the world so far as our science can reveal it.”

Albert Einstein, in a letter March 24, 1954; from Albert Einstein the Human Side, Helen Dukas and Banesh Hoffman, eds., Princeton, New Jersey: Princeton University Press, 1981, p. 43.

---------

“My position concerning God is that of an agnostic. I am convinced that a vivid consciousness of the primary importance of moral principles for the betterment and ennoblement of life does not need the idea of a law-giver, especially a law-giver who works on the basis of reward and punishment.”

Albert Einstein in a letter to M. Berkowitz, October 25, 1950; Einstein Archive 59-215; from Alice Calaprice, ed., The Expanded Quotable Einstein, Princeton, New Jersey: Princeton University Press, 2000, p. 216.

Türkçesini de yazsanız çok süper olacak... sweatingbullets.gif biggrin.gif
gezgin95
Tabii çeviririm.
.
Einstein, "bilinçli, kanun yapan bir tanrı"ya, inanmıyordu. Einstein'ın "tanrı" diye adlandırdığı şey doğa düzeniydi. Sözlerini saptıranların da yalancı olduğunu yazdı.


Einstein'ın 2 sözü, referanslarıyla:
“It was, of course, a lie what you read about my religious convictions, a lie which is being systematically repeated. I do not believe in a personal God and I have never denied this but have expressed it clearly. If something is in me which can be called religious then it is the unbounded admiration for the structure of the world so far as our science can reveal it.”

Albert Einstein, in a letter March 24, 1954; from Albert Einstein the Human Side, Helen Dukas and Banesh Hoffman, eds., Princeton, New Jersey: Princeton University Press, 1981, p. 43.


Tabii ki, benim dini inançların hakkında okuduklarınız yalandı, sistematik olarak tekrar edilen bir yalan. Ben kişiselleşmiş bir tanrıya inanmam, bunu hiç bir zaman saklamadım, her zaman açık açık söyledim. Bende dindar bir yan varsa, o zaman bu, bilimin ortaya koyabildiği doğanın düzenine sınırsız hayranlığımdır
.

---------

“My position concerning God is that of an agnostic. I am convinced that a vivid consciousness of the primary importance of moral principles for the betterment and ennoblement of life does not need the idea of a law-giver, especially a law-giver who works on the basis of reward and punishment.”

Albert Einstein in a letter to M. Berkowitz, October 25, 1950; Einstein Archive 59-215; from Alice Calaprice, ed., The Expanded Quotable Einstein, Princeton, New Jersey: Princeton University Press, 2000, p. 216.
[/quote]

Benim tanrı hakkındaki görüşüm bir agnostiğin görüşüdür. Yaşamın iyileştirileşmesi ve yüceleştirilmesi için ahlak prensiplerinin birincil öneminin kuvvetli bilincine varmanın, bir "kanun koyucu" kavramını, özellikle, ceza ve ödül veren bir "kanun koyucu" kavramını gerektirmediği fikrindeyim.

delibeto
Ben üniversitede biyoloji bölümü öğrencisi olarak öğrendiğim ve bildiğim birşeyi sizlerle paylaşmak isterim. Biz bilimde(bizim için bilim biyolojidir) her zaman deneylere özellikle de kontrollü deneylere güveniriz ki bunlar her zaman doğru sonucu verir. Bunu size bir örnekle açıklamak isterim, aynı boyutlarda 2 saksı alınır,aynı cinste ve aynı miktarda toprak konulur, aynı bitkinin,aynı büyüklükteki 2 tohumu,aynı derinlikteki toprağa gömülüp eşit miktarda su verilir,ısı sıcaklık nem rüzgar gibi koşullar eşitlenir bir tanesi ışıklı biri ışıksız ortama konulur, ve ışığın çimlenmeye etkisi var mı yok mu öğrenilir. Bu kesin ve inkar edilemez bir deneydir deney sonuçları bilim dünyasınca kabul edilir ve isteyen bilim adamı deneyi tekrarladığında aynı sonuçları elde eder. Ancak insanların inancındaki Tanrı,Allah gibi düşünceleri bilim açıklayamaz, üzerinde deney yapılamayan hiç bir şey bilimce kabul edilemez, bu nedenle Tanrı, Allah vb. bilimce varlığı yada yokluğu kabul edilemeyen varlıklardır. Ben bir bilim insanı olarak bu tür şeylerin olmadığına inanırken, bir Müslüman olarak Allah'ın varlığına ve tekliğine inanıyorum. Bir Hristiyan bilim adamı da bilim insanı olarak Tanrı'yı inkar etmek zorundadır, bir insan olarak Tanrı ' ya yine inanabilir.

Benim söylemek istediğim, her insanın bir alanı bir uzmanlığı bir yeteneği vardır, bir din adamının bir kilise papazının bir cami imamının bir sinagog hahamının gelip de benle Evrim Teorisi'ni tartışmaya kalkışmaması gerekir. Ben ona gidip de bir böceğin caputunun kaç segmentten oluştuğunu sormam o da bana vereceği vaazı sormaz soramaz...
Ayrıca bazı kişilerin yazılarında okuduğum Harun Yahya adlı kişinin de pek çok yalanı yada yanlışı vardır, beyefendi katiyen bir biyolog olmadığı halde EVRİM ALDATMACASI adlı bir kitap yazmıştır. Ben kitabı okuduğum lise yıllarımda bile kitabı güle güle mizah kitabı olarak okumuşumdur ki şuan okusam herhalde kalp krizi geçiririm.
Bazı konularda bilgisi olmayan insanları yanıltmaya çalışanlar ve onların yönlendirmeleri sonucu yanlışa sürüklenen( ki bu insanlar genelde okuma yada objektiflik özürlüdür) insanlar lütfen DAHA FAZLA ÇEŞİTLİ VE BOL BOL OKUYUN!!!
Sfenks
ALINTI(yam_yam @ Aug 29 2006, 10:08 AM) Geri Git Bul
Çok güldüm bu yazıya yahu... Özellikle Einstein'in "Allah" inancına... Einstein müslüman olmuş da bizim haberimiz yok... Acaba Einstein Allah'ı hangi formülünün neresine koymuş? Bu biraz yabancı çizgi filmlere müslüman motifler ilave etmeye benzemiş. Madem bu insanların dini inancına çok güveniyorsunuz, beyler bu insanların hemen hepsi Hristiyandır. Ne olacak şimdi? Hristiyan mı olacaksınız?


Allah Teâlâ şöyle buyurur:

وَمَثَلُ الَّذِينَ كَفَرُواْ كَمَثَلِ الَّذِي يَنْعِقُ بِمَا لاَ يَسْمَعُ إِلاَّ دُعَاء وَنِدَاء صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَعْقِلُونَ .

“Kâfirlik edip gerçekleri görmezlikten gelenler, kavramadığı sese karşı öten karga gibidirler; kavradığı sadece bağırtı ve çağırtıdır. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar akıllarını kullanmazlar.” (Bakara 2/171)

Sevgili kardeşim Allah inancı derken müslümanlık kastedilmiyor orada yüce yaratıcı kastediliyor. Bilim adamalrı yüce yaratıcıya tanıklık ediyor... Müslümanlığa uygun yüce yaratıcı inancı bilimle bağdaşıyor.. İşte bilim adamlarının kastettiği budur...

..................

“Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olan, bilenin takdiridir.„

(Yasin Suresi, 38)

Kuran'da bildirilen bu gerçekler, ancak çağımızdaki astronomik gözlemlerle anlaşılmıştır. Astronomi uzmanlarının hesaplarına göre Güneş, Solar Apex adı verilen bir yörünge boyunca Vega Yıldızı doğrultusunda saatte 720 bin km.'lik muazzam bir hızla hareket etmektedir. Bu, kabaca bir hesapla, Güneş'in günde 17 milyon 280 bin km. yol katettiğini gösterir. Güneş'le birlikte onun çekim sistemi içindeki tüm gezegenler ve uyduları da aynı mesafeyi katederler. Ayrıca, evrendeki tüm yıldızlar da buna benzer planlı bir harekete sahiptirler.

...................

“Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık;
onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar. „

(Enbiya Suresi, 32)

Ayette belirtilen gökyüzünün bu özelliği, 20. yüzyıldaki bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Yerküremizi çepeçevre kuşatan atmosfer, canlılığın devamı için son derece hayati işlevleri yerine getirir. Dünyaya doğru yaklaşan irili ufaklı pek çok gök taşını eriterek yok eder ve bunların yeryüzüne düşerek canlılara büyük zararlar vermesini engeller.

Atmosfer, bunun yanısıra, uzaydan gelen ve canlılar için zararlı olan ışınları da filtre eder. İşin ilginç olan yanı, atmosferin sadece zararsız orandaki ışınları, yani görünür ışık, kızıl ötesi ışınlar ve radyo dalgalarını geçirmesidir. Bunların tümü yaşam için gerekli ışınlardır. Örneğin atmosfer tarafından belirli oranda geçmesine izin verilen ultraviyole ışınları, bitkilerin fotosentez yapmaları ve dolayısıyla tüm canlıların hayatta kalmaları açısından büyük önem taşır. Güneş tarafından yayılan şiddetli ultraviyole ışınlarının büyük bölümü, atmosferin ozon tabakasında süzülür ve Dünya yüzeyine yaşam için gerekli olan az bir kısmı ulaşır.

Atmosferin koruyucu özelliği bunlarla da kalmaz. Dünya, uzayın ortalama eksi 270 derecelik dondurucu soğuğundan yine atmosfer sayesinde korunur.

.................

“Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur.
Sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak
düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir. „

(Bakara Suresi, 29)

Bu kaynakta belirtilen katmanlarını saydığımızda atmosferin ayette bildirildiği gibi tam olarak 7 tabakadan oluştuğunu görürüz:

1- TROPOSFER

2- STRATOSFER

3- OZONOSFER

4- MEZOSFER

5- TERMOSFER

6- İYONOSFER

7- EKZOSFER

..............

“Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?
Dağları da birer kazık?„

(Nebe Suresi, 6-7)

Dağlar yer üstünde olduğu kadar yeraltının derinliklerineki uzantılarıyla da yerkabuğunun farklı tabakalarını adeta birer kazık gibi birbirine perçinler. Yerkabuğu sürekli hareket halinde olan tabakalardan oluşmaktadır. Dağların bu perçinleme özelliği son derece hareketli bir yapısı olan yerkabuğunu adeta sabitleyerek sarsıntıları büyük ölçüde engeller.

...........

“... Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için
(çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik...„

(Hadid Suresi, 25)

Ayette, demir için özel olarak kullanılan "indirme" kelimesi, mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin, "gökten fiziksel olarak indirme" şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin çok önemli bir bilimsel mucize içerdiği görülmektedir.

Çünkü modern astronomik bulgular, Dünyamız'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.

Evrende ağır metaller, büyük yıldızların çekirdeklerinde üretilir. Güneş Sistemimiz ise demir elementini kendi bünyesinde üretebilecek bir yapıya sahip değildir. Demir ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Bu patlama sonucu, içinde demir bulunan gök taşları uzaya dağılır ve bir gök cisminin çekimine yakalanıp çarpana kadar boşlukta dolaşır.

Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi demir madeni Dünya'da oluşmamış, gök taşları vasıtasıyla süpernovalardan taşınarak, aynen ayette bildirildiği şekilde "Dünyaya indirilmiştir". Bilginin Kuran'ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah'ın sözü olan Kuran'da yer almaktadır.

xshadowx
Bilimin temelinde septizism yatar, öyle olmasa kimse birşey bulmazdı. Din ise dogmatiktir. Sonuç birşeyler bulmak isteyen bir bilim adamı kendini din ile sınırlayamaz.
xlark tades
ALINTI
Bilimin temelinde septizism yatar, öyle olmasa kimse birşey bulmazdı. Din ise dogmatiktir. Sonuç birşeyler bulmak isteyen bir bilim adamı kendini din ile sınırlayamaz.


Kur'an-ı Kerim bilimle çelişmez ve bilimsel araştırmalarada engel teşkil etmez aksine bilmi emreder..


Saygılar..
xshadowx
yanlış ki ne yanlış dağların depremde engelleyici özelliği bulunması vs. fay hatları hakkında ne kadar derin bilginiz varki mad.gif , alıntı yaptığınız bir konuyu doğruymuş gibi yansıtıyorsunuz. Fay hatları deforemasyon zonlarıdır. Genellikle dere yataklarında takip edilmesinin sebebi sanıldığı gibi dağların depremi %100 engellediği yönünde değil aksine kırık zonlarının zayıf zonlar olması sebebiyle bu mevkiilerde var olan formasyonların zaman içinde ortadan kalkmasıdır. Dağlardan fay hattı geçmez bu durumda sizin söyleminize göre nasıl oluyorda gözlemleyip birde utanmadan haritaya işaretleliyoruz mad.gif . Bir binayı isterseniz fay hattının bir metre yanına yapın gerekli önlemler alınırsa, depremde hasar almaz...

sayın xlark tades bu durumda dini takip etseydik dağlarda fay zonu ve fay zonlarına dayalı maden yatağı aramayacaktık. işte bu yüzden din bilimle bağdaşmaz.
xshadowx
ALINTI(xshadowx @ Jun 22 2007, 08:19 AM) Geri Git Bul
yanlış ki ne yanlış dağların depremde engelleyici özelliği bulunması vs. fay hatları hakkında ne kadar derin bilginiz varki mad.gif , alıntı yaptığınız bir konuyu doğruymuş gibi yansıtıyorsunuz. Fay hatları deforemasyon zonlarıdır. Genellikle dere yataklarında takip edilmesinin sebebi sanıldığı gibi dağların depremi %100 engellediği yönünde değil aksine kırık zonlarının zayıf zonlar olması sebebiyle bu mevkiilerde var olan formasyonların zaman içinde ortadan kalkmasıdır. Dağlardan fay hattı geçmez bu durumda sizin söyleminize göre nasıl oluyorda gözlemleyip birde utanmadan haritaya işaretleliyoruz mad.gif . Bir binayı isterseniz fay hattının bir metre yanına yapın gerekli önlemler alınırsa, depremde hasar almaz...

sayın xlark tades bu durumda dini takip etseydik dağlarda fay zonu ve fay zonlarına dayalı maden yatağı aramayacaktık. işte bu yüzden din bilimle bağdaşmaz.


pardon sinirlendim biraz, yanlış değerlendirmişim yazılanı, levha dinamiği teorisine atıfta bulunulmuş orda fay hatlarına değil sanırım ama genel geçer durum şöyledirki dağlar yerin katmanlarını falan perçinlemez.

yine aynı noktaya dönmek durumunda kalacağım dağların yer kabuğunu perçinlemediğini su an biliyoruz bu meal doğrultusunda hareket etsek bunu bilebilirmiydik? söylemeye çalıştığım bilim adamının zihninin açık olması gerekliliğidir. ben dindarım ama yeri geldiğinde din ile çelişen bir veri elde edersem yayınlarım diyorsa bu o kişilerin bileceği iştir. ama ben eger din ile birleşen bir veri bulursamda yayınlarım bulmasamda...
Fato2
ALLAH 'ı (Allah ,kuran da kendi ismini söylemiştir daha önce adı bilinmenektedir) yada tanrı diyenler ,zaten inkar etmek imkansız nereden bakarsanız bakın o gücü inkar etmek
adeta yani ne diyeyim çok zor akılsız olmak lazım herhalde.

Benim asıl söylemek istediğim marifet ALLAH a inanmak değil ,çünkü bazı insanlar o güc e inandıklarını fakat o nun indirdiği kitablara ve dolayısıyle peygamberlerine inanmıyorlar buda kurtarmaz tabi asıl marifet ALLAH ın indirdiği kitaba inanmak gerekir zaten kitab a inandıktan sonra otomatikman peygamberinede inanmış olunuyor

Kuran a inanmak için de onu okumak gerekiyor tabi
öyle okumadan bilmeden başkalarının söyledikleriyle inanmak!... Kuran ortada işte alın okuyun, internetten, okuyun Dünyada ALLAH ın elinden tutmanın tek yoludur kuran

Zaten kuran ın ilk ayetide "Oku yaratan rabbinin adıyla oku" dur yeterince anlatabilmişimdir inşallah.
Çünkü onun varlığını kuran daki adıyla (ALLAH) teyit etmek gerekir zaten okursanız ne demek istediğimi o zaman tam olarak anlarsınız.

Saygılar Selamlar
gezgin95
ALINTI(Sfenks @ Jun 21 2007, 05:21 PM) Geri Git Bul
..
Çünkü modern astronomik bulgular, Dünyamız'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.

Evrende ağır metaller, büyük yıldızların çekirdeklerinde üretilir. Güneş Sistemimiz ise demir elementini kendi bünyesinde üretebilecek bir yapıya sahip değildir. Demir ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Bu patlama sonucu, içinde demir bulunan gök taşları uzaya dağılır ve bir gök cisminin çekimine yakalanıp çarpana kadar boşlukta dolaşır.

Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi demir madeni Dünya'da oluşmamış, gök taşları vasıtasıyla süpernovalardan taşınarak, aynen ayette bildirildiği şekilde "Dünyaya indirilmiştir". Bilginin Kuran'ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah'ın sözü olan Kuran'da yer almaktadır.


Kuran, o zamanki bilgileri içerir. İnsan tarafından yazılmıştır.
O kadar.

Muhammed zamanında demirin sadece göktaşları ile düştüğü sanılırdı.
Çünkü, demir, saf olarak göktaşlarından başka bir yerde bulunamamıştı.
İnsanlar kızıl toprağın demir oksit (pas) yönünden zengin olduğunu bilmiyorlardı.

Demir dünyada her yerde vardır.
Dünyanın merkezinde de vardır.

Bigbang'dan sonra oluşan birinci nesil yıldız sistemlerinde sadece hidrojen, helyum ve lithium vardır. Bu sistemlerin bir kısmı süpernova şeklinde patlar ve ortaya çıkan enerji sayesinde ağır elementler oluşur. Güneş sistemimiz bir süpernova patlaması sonucu oluşan toz bulutundan oluşmuş, ikinci nesil bir sistemdir. Bu yüzden dünya ve diğer gezegenler demir gibi ağır elementler yönünden zengindir. Demir indirilmiş filan değildir.
.
yersoy
ALINTI(VATAN(* @ Aug 27 2006, 12:41 PM) Geri Git Bul
Bugün bile atoma hükmetmek sınırlı alanda mümkündür. (Nano teknoloji) Bağ yapıları veya sıralanmaları ile oynanabilmektedir.
Dolayısıyla Allaha iman edecek Atomun içindeki sırra bakmalıdır. wink.gif

Rab ayetlerinde dediği gibi elbette anlamak isteyen için mucizeleri çoktur.
Saygı ile....


Bir zamanlar şimşek yada güneşe, daha sonra depremlere ve yanardağlara bakarak tanrı ispatlanabiliyorrdu. Neyse ki doğa hakkında çok şey öğrendik ve şimdi atoma bakmamız gerekti smile.gif

Saygılar
yersoy
ALINTI(Sfenks @ Jun 21 2007, 04:21 PM) Geri Git Bul
?Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olan, bilenin takdiridir.?

(Yasin Suresi, 38)

Kuran'da bildirilen bu gerçekler, ancak çağımızdaki astronomik gözlemlerle anlaşılmıştır. Astronomi uzmanlarının hesaplarına göre Güneş, Solar Apex adı verilen bir yörünge boyunca Vega Yıldızı doğrultusunda saatte 720 bin km.'lik muazzam bir hızla hareket etmektedir. Bu, kabaca bir hesapla, Güneş'in günde 17 milyon 280 bin km. yol katettiğini gösterir. Güneş'le birlikte onun çekim sistemi içindeki tüm gezegenler ve uyduları da aynı mesafeyi katederler. Ayrıca, evrendeki tüm yıldızlar da buna benzer planlı bir harekete sahiptirler.

...................

?Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık;
onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar. ?

(Enbiya Suresi, 32)

Ayette belirtilen gökyüzünün bu özelliği, 20. yüzyıldaki bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Yerküremizi çepeçevre kuşatan atmosfer, canlılığın devamı için son derece hayati işlevleri yerine getirir. Dünyaya doğru yaklaşan irili ufaklı pek çok gök taşını eriterek yok eder ve bunların yeryüzüne düşerek canlılara büyük zararlar vermesini engeller.

Atmosfer, bunun yanısıra, uzaydan gelen ve canlılar için zararlı olan ışınları da filtre eder. İşin ilginç olan yanı, atmosferin sadece zararsız orandaki ışınları, yani görünür ışık, kızıl ötesi ışınlar ve radyo dalgalarını geçirmesidir. Bunların tümü yaşam için gerekli ışınlardır. Örneğin atmosfer tarafından belirli oranda geçmesine izin verilen ultraviyole ışınları, bitkilerin fotosentez yapmaları ve dolayısıyla tüm canlıların hayatta kalmaları açısından büyük önem taşır. Güneş tarafından yayılan şiddetli ultraviyole ışınlarının büyük bölümü, atmosferin ozon tabakasında süzülür ve Dünya yüzeyine yaşam için gerekli olan az bir kısmı ulaşır.

Atmosferin koruyucu özelliği bunlarla da kalmaz. Dünya, uzayın ortalama eksi 270 derecelik dondurucu soğuğundan yine atmosfer sayesinde korunur.

.................

?Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur.
Sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak
düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir. ?

(Bakara Suresi, 29)

Bu kaynakta belirtilen katmanlarını saydığımızda atmosferin ayette bildirildiği gibi tam olarak 7 tabakadan oluştuğunu görürüz:

1- TROPOSFER

2- STRATOSFER

3- OZONOSFER

4- MEZOSFER

5- TERMOSFER

6- İYONOSFER

7- EKZOSFER

..............

?Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?
Dağları da birer kazık??

(Nebe Suresi, 6-7)

Dağlar yer üstünde olduğu kadar yeraltının derinliklerineki uzantılarıyla da yerkabuğunun farklı tabakalarını adeta birer kazık gibi birbirine perçinler. Yerkabuğu sürekli hareket halinde olan tabakalardan oluşmaktadır. Dağların bu perçinleme özelliği son derece hareketli bir yapısı olan yerkabuğunu adeta sabitleyerek sarsıntıları büyük ölçüde engeller.

...........

?... Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için
(çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik...?

(Hadid Suresi, 25)

Ayette, demir için özel olarak kullanılan "indirme" kelimesi, mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin, "gökten fiziksel olarak indirme" şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin çok önemli bir bilimsel mucize içerdiği görülmektedir.

Çünkü modern astronomik bulgular, Dünyamız'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.

Evrende ağır metaller, büyük yıldızların çekirdeklerinde üretilir. Güneş Sistemimiz ise demir elementini kendi bünyesinde üretebilecek bir yapıya sahip değildir. Demir ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Bu patlama sonucu, içinde demir bulunan gök taşları uzaya dağılır ve bir gök cisminin çekimine yakalanıp çarpana kadar boşlukta dolaşır.

Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi demir madeni Dünya'da oluşmamış, gök taşları vasıtasıyla süpernovalardan taşınarak, aynen ayette bildirildiği şekilde "Dünyaya indirilmiştir". Bilginin Kuran'ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah'ın sözü olan Kuran'da yer almaktadır.


BU NE YAA! Bunu yazan yada alıntı olarak koyan arkadaşımız bu denli önemli şeylerden bahsederken bu konularla ilgili hiçmi bir şey okumamış sormamış ğrenmemiş???

Örneğin:
"Çünkü modern astronomik bulgular, Dünyamız'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur. ..... Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi demir madeni Dünya'da oluşmamış, gök taşları vasıtasıyla süpernovalardan taşınarak, aynen ayette bildirildiği şekilde "Dünyaya indirilmiştir".
Arkadaşım demir nikel ve benzeri metaller her gezegenin derin katmanlarında ayrımlaşmış olan ağır elementlerdir. Bunu şöyle düşünebilirsin. Başlangıçta homojen ve dev büyüklükte bir top jeolojik süreçler boyunca homojenliğini yitirmekte ve heterojenleşmektedir. Ağır elementler merkeze doğru yoğunlaşırken hafif elementler ve onların bileşikleri yüzeye doğru göç eder. Bu çok bilindil sıradan bir şeydir. Demir gökyüzünden gelmez!!!! Evet meteoritler (taş meteoritler ve demir meteoritler) gökyüzünden tabii ki demir getireceklerdir. Zİra demir ve nikel meteoritler parçalanmış gezegenlerin çekirdeklerini, silikat meteoritler ise mantosunu simgelemektedir. Daha basit olarak şunu söyleyim. Dünyadaki demir madenlerinin oluşumlarını incele. Hiç birisi gökyüzünden inmemiştir!!!


Sonra:
"Dağlar yer üstünde olduğu kadar yeraltının derinliklerineki uzantılarıyla da yerkabuğunun farklı tabakalarını adeta birer kazık gibi birbirine perçinler. Yerkabuğu sürekli hareket halinde olan tabakalardan oluşmaktadır. Dağların bu perçinleme özelliği son derece hareketli bir yapısı olan yerkabuğunu adeta sabitleyerek sarsıntıları büyük ölçüde engeller."

Evet yer kabuğu hareket halindedir ancak bu Kurandan çok daha eski zamanlarda bilinen bir şeydi. Dağlar ise bu hareketi perçinlemez! Dağ dedğin oluşumlar zaten bu hareketlerin sonucu oluşmuş devingen şeylerdir! Hareket halindedir. Ayıca köklerine bakıldığı zaman birşeyi perçinlemez, aksine hareket halindeki levhaların üzerinde hareket eden ve levhalara göre çok da küçük sayılabilecek oluşuklardır, perçinlemek ne kelime. Hatta yer kabuğunun en kalın kesimleri, bir perçin olmaktan öte, kopabilmekte ve dünyanın daha derin kesimlerie (astenosfer) yitebilmektedir. Bu durumda dağ yine yüksektir (hatta yükselmektedir) ancak kökü yoktur.

Diğerlerinin de bence ilginç bir tarafı yok.

Bu konuda ayrıntılı bilgi istersen yeni bir forum başlığı yazdım. Orada ayrıntılı değinebilirim.
Saygılar....

Bu Turkish-Media.Com forumlarının çabuk yüklenen versiyonudur. Tam versiyonu görüntülemek için lütfen buraya tıklayınız.
Turkish-Media.Com Forumları - Invision Power Board © 2001-2009 Invision Power Services, Inc.